kalbimin
kızıl saçlı bacısı
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlılarda
ölüm acısı.
Ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
Bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
Bukowski'nin okuduğum ilk kitabı ama son olmayacak gibi. Kısa kısa hikayelerden oluşan bu kitapta argo, cinsellik çok fazla bulunuyor olmasına rağmen bir anlık bu kadar aşağıda olup aynı zamanda bu kadar rahat olmanın cezbedici bir yanının olmadığını söylemek imkansız. Bazen yaşadığımız hayatın ta kendisi bir küfürken kitaptaki küfürlere takılmak gereksiz.
Bu kitabı okuduktan sonra yatakta deliksiz uyuyamamalısınız; çünkü uykular kabusun ötesine geçemiyor. Çocuklarla ilgili haberler daha önem taşımaya başlıyor. Uzun uzun düşünüyor sonra insan bu kadar acı varken ben buna mı üzülüyorum diye ve bir şeyler yapma umut olma ihtiyacı doğuyor insanın içinde bu kadar pisliğe rağmen...
Şeker portakalını ilk okumayı bitirdiğimde Zeze için üzülmüştüm çünkü haylaz bir çocuğun hüzünlü hikayesiydi benim için ama tekrar okuduğum zaman aslında onun kendi için içinde şeytan olduğunu söylemesinde rol alan şeyin ailesinin ve komşularının olduğunu farkettim ister psikolojik ister pedagojik bir bakış açısı diyin yada toplumun "yedisinde ne ise yetmişinde odur" veya "can çıkar huy çıkmaz" deyişlerimizle ifade edersek bir bireye kötü der isek o kişi bu etiketi benimser; yada o kişi iyi ise her şartta iyidir. Zeze'yi iyi olarak tanımlayan hocası ne yaparsa yapsın onu iyi kabul ettiği için başarılı olmak için çaba gösterdi ve ailesiyle komşuları kötü olduğunu düşündükleri ki bu düşüncelerini Zeze'ye sürekli söyleyerek haylazlık etiketini taşıyarak hareket etmesine neden oldu. Zeze'nin çevresi onu siyah ya da beyaz şekilde ayrımlarının yanında bir etiket taşımadan kabul eden tek kişi Portuga oldu bu sayede Zeze kendi asıl benliğini ortaya çıkarabildi.
Burada anlamamız gereken asıl şey şuydu: Bir çocuğu cezalandırarak veya iyi olduğunu düşünüp suçlarını görmezden gelerek eğitemeyiz; onunlayken onu anlamaya çalışmalı ve sevgisini kazanmalıyız. Bu sayede kişiliğinin olması gereken şekilde ifade eden bir birey topluma kazandırmış oluruz
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,2bin okunma
Bilmediğimiz şeyleri yargılamada çok rahatız aslında. Bu kitaptaki olayların gerçek olması belki de biraz daha sağduyulu davranmamızı sağlayabilir insanlara karşı. Ve şunu da unutmayalım insan bür felakete durduk yere düşmediği gibi o durumun şartlarından sadece kendi isteği ile kurtulabilir
EroinChristiane F. · Altın Kitaplar · 20161,857 okunma