İnsan doğaya yatkın bir iç dünyaya sahipken bir o kadar da şuan ki toplumsal düzen ve insan ilişkileri içerisinde bulunma eğiliminde.
Toplum da var olma çabası insanı insan olmaktan ya da iç dünyasındaki kendi olmaktan ne kadar uzağa götürüyor veya yakın bir noktaya getiriyor?
İnsanın yetişkinlikteki yaşamı çocukluğunda yaşadığı bir çok tepkilerle şekilleniyor.
Ana ve baba tutumu ileri de var olma çabasına, kendini kanıtlamaya, değersizlik hissinden kurtulmaya gibi bir çok insanın iç dünyasını etkileyen durumlara yol açabiliyor.
Kaygılarımız benliğimizi algılamakta, kim olduğumuzu sorgulamamızı engellemekte.
Kaygı ne kadar artarsa o kadar benliğimizden uzaklara gidiyoruz.
Diğer duygular gibi kaygı da çocuklukta yaşadığımız baskıcı, tututcu ve kuralcı anne baba tutumunun bir sonucu..
Baskılanmış kimliğimiz bizi biz olmaktan, insanlara bakış açımızdan, yaşam konforuna kadar tüm hayatımızı olumsuz yönde etkiliyor..
Kitap 1983 yılında basılmış olmasına rağmen şuana ve geleceğe hitap eden güzel bir eser. Okumanızı tavsiye ederim.
Kitabı okurken sakin bir zihinle okumak daha net anlaşılmayı sağlar diye düşünüyorum.
Keyifli okumalar..