“Karadeniz
on beş kere açtı göğsünü,
on beş kere örtüldü.
onbeşlerin hepsi
bir komünist gibi öldü..”
Şiirinden kısacık bir parça da okumuş olsa, Suat genç adamın en azından ne hakkında yazdığını anladı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Orhan pamuğun her zaman ki gibi akıcı dili alıp götürüyor. Kitabının güncelliği korunmasında en büyük etken Marcel Proust’un etkisinde kalması. Anlatılan aşkın büyük olması bitmeyen bir sevda olması güzel ama saplantılı hal alması ne yazık ki hoş değil..
Her zamanki gibi harika Wulf Dorn kalemi. Hiç tahmin edilmicek bir son kitabın sonuna kadar gerilimi yaşatıyor. Gerilimi sevenlerin Psikiyatrist ve Şizofren kitabını mutlaka okumalıdır
Ne yazık ki büyük hayal kırıklığıdır keşke doğru bilgilerle otobiyografi olarak yazılsaydı. Hikaye genç çocukları nazımın örgütlemesiyle ve yaşanan herşey sanki devletin suçu değilmişte, Nazım’ın suçuymuş gibi lanse edilmiş.
Balcıgil’in çoğu romanını okudum ama ne yazık ki bu romanı çöptür. Yanlış tarihi bilgiler bulunması ve hikayenin Nazım’la değil iki gençle alakası olması. Kitapta çoğunluk “Milliyetçilik güzellemesi” yapılmış. Yazar aslında ne yazık ki, eylemlere katılmayın, hakkınızı aramayın bakın sonunuz böyle olur demeye getirmiştir. Hakkınızı arayınız örgütleniniz unutmayınız ki ÖRGÜTLÜ BİR HALKI HİÇ BİR GÜÇ YENEMEZ. Yaşananların suçlusu kitapta devlet gözüyle bakılmalıdır. Çünkü kitapta işkenceyi devlet yapıyor ve devletin polisi kıza tecavüz ediyor defalarca.
Kısacası Nazım’ın hakkında yalan yanlış bilgiler yazan kitaptır. Nazım hakkında başka biyografi okumak isteyenler TÜSTAVA bakabilir veyahut benle iletişime geçebilir