Artık ne mutlu ne de mutsuzum.
Her şey geçip gidiyor.
Bu zamana kadar yaşadığım, soğukbir cehennemi andıran sözde "insan" dünyasında tek gerçek şey bu.
Her şey geçip gidiyor.
Bu yıl yirmi yedi yaşına gireceğim. Saçlarım beyazladı diye insanlar genelde kırkımı geçtiğimi sanıyor.
Bir zamanlar kendimi
Bulunmaz hint kumaşı sanmıştım.
Benden daha çok var sanmıştım.
Benim yokluğumdan dünyaya
Bir elbise çıkar sanmıştım.
Dünyanın çıplaklığına bakmaya utanmadan
Sonunda ben de alıştım.
Ahh...dedim sonra,
Ah!
"Bence", dedi bayan Elm sonunda, " Kabalık etmek istemem ama... Bence sen biraz yolunu kaybettin. "
"Gece Yarısı Kütüphanesi'ne bu yüzden girmedim mi zaten? Yolumu kaybettiğim için? "
"Öyle tabii. Ama artık kaybolduğun yerde de kaybolmuş durumdasın. Yani fazlasıyla kayıpsın. Yaşamak istediğin hayatı bu şekilde bulamazsın."
"Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden."
~Yahya Kemal Beyatlı
Kalbi gerçekten temiz insan, tanrısız kalmanın uçurumu ve körü körüne inanç bataklığı arasındaki zorlu yolda atacağı adımın muhasebesini yapmalıdır.
~Plutarkhos