Şevval Dursun

İnsan düşünce sürecini Avrupa tarihinde izlemek
Puan vermedi·544 syf.··
2021 16. kitabı
·
104 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2021 03:05
Kitabı felsefe tarihi hakkında bilgi edinmek üçün okudum. Bir felsefeci olmadığım için kitabın alandaki değerini bilemiyorum. Ancak okurlara tavsiyem, eğer felsefe dışında, insan düşüncesini ve mantığını öğrenmek amacıyla okuyanlar varsa; Bir tarih kitabı, mümkünse farklı görüşlere ait farklı tarih kitaplarını açıp karşılaştırmalı okuma yapmalarıdır. Çünkü bu kitabın yazılma mantığı da felsefenin, yani insan düşüncesinin o dönemki sosyal, toplumsal, siyasal olaylarından etkilendiği ve dönem zihniyetinin saf halini yansıttığı fikridir. Psikoloji açısından değerlendirmem gerekirse, felsefe tarihi bize insan zihni, anlamlandırma süreci, varoluşun ve tefekkürün davranışsal ölçüde değeri; düşüncenin, inancın, bilişlerin çevresel faktörlerden nasıl etkilendiği ve düşünsel çıktıların birbirini nasıl etkilediği yönünde gözlem yapabilme imkanı veriyor. Toplumun, bireyin psikolojik yapı ve dinamiklerinin makro ölçekte organizasyonu; siyasetin, bireyin psikolojik dinamiklerinin toplumsal yansıması olduğunu düşünen bir psikolog olarak tarih, antropoloji, felsefe, sosyoloji, siyaset, ekonomi gibi sosyal bilimlerin biz psikologlara deneysel olmayan bir gözlem alanı, dolayısıyla bilimsel sonuçlara imkan vermeyen bir ilham kaynağı olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle özellikle akademik araştırmalar ve kuramsal geliştirmeler üzerine çalışan meslektaşlarıma önerebilirim.
İnsan
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 1Bertrand Russell · Alfa Yayıncılık · 20161,370 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İçimizdeki İlkel
Puan vermedi·241 syf.··
2021 3. kitabı
Totem ve Tabu kitabında aslında Freud’un psikanalizine giriş yapmaktayız. Freud burada bilinç ve bilinçdışı ayrımı yapmakta, haz ilkesi ve libidodan bahsetmekte, ahlaki düzenleme ve baskılar ile süperegoya atıf yapmakta, egonun kullandığı savunma mekanizmalarının bazılarını açıklamakta ve örneklemektedir. Totem ve tabu kitabının kabataslak bir özetini yapmak gerekirse: İlkel insan, psikolojik gelişim basamaklarında daha geride olan (örneğin bir çocuk) bir insanla özdeş olduğu varsayılır. Kitabın tamamı bu varsayıma göre yazılmıştır.. Dolayısıyla günümüzde yaşayan gelişmemiş kabilelere bakarak insan psikolojisinin ilkel yapısı ve gelişim süreçleri üzerinde fikir yürütülmüştür. İlkel insan başa çıkmakta zorlandığı, içten gelen, kaynağı belirsiz bir haz isteğine sahiptir. Özgürce üremek ve öldürmek ister. Freud buradan yola çıkarak en temel haz ilkelerinin cinsellik ve öldürme isteği olduğu sonucuna varmıştır. Ancak haz ilkesi serbest bırakıldığında, libidoya ket vurulmadığında istenmeyen birtakım sonuçlar doğmaktadır. Bu nedenle, ilkel insan haz ilkesini serbest bırakmaktan doğan kötü sonuçlardan korunmak amacıyla tabu yasaklarını üretmiş ve içselleştirmiştir. Tabu, insanı koruduğu için kutsalı, belirli sonuçları engellemek amacıyla da yasağı anlamlandırır. En temel tabu ensesttir. İlkel insan cinsellik isteğini önce ensest ile dizginler. Kitap burada tabunun ayrıntılarını ve ensest yasağının örneklerini verir ancak buna değinmeyeceğim. Tabu, haz ilkesine ket vurduğu için idi baskılamaktadır. Burada tabunun süperegoyu oluşturan parçaları kolayca keşfedilebilir. Freud da modern ahlak yasalarımızın, kurallarımız ve düzenimizin tabudan köken aldığını söyler. Haz isteği içten geldiği için bilinçdışıdır. Yasak, yani tabu bilinçlidir. Tabu ve haz isteği sürekli çatışır.
Psikoloji
Totem ve TabuSigmund Freud · Kabalcı Yayınevi · 20157,9bin okunma
Bitkiler küçümsediğimiz kadar önemsizler mi?
Puan vermedi·272 syf.··
2022 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2022 00:00
Canlılar dünyasının geri kalanı kadar hareketli yaşamları olmayan bitkiler, anlaşılmak için bizim özel bir çabamıza ihtiyaç duyuyorlar. Neyse ki bu kitap bitkilerin, özellikle ağaçların yaşamına ışık tutuyor ve onları bir nebze de olsa anlayabiliyoruz. İnsanlar olarak bitkileri anlamamız neden önemli? Öncelikle psikoloji alanındaki araştırmalar gösteriyor ki ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek konusunda yeşil çevrenin, doğayla etkileşimin büyük bir önemi var. Ancak belki de bunun da ötesinde, büyük resme baktığımızda insanlar olarak bedenlerimizin kendisi dünya ekosisteminin bir parçası ve bu ekosistemin temeli bitkilere dayanıyor. Eğer bitkileri korumazsak dünya ekosistemini geri dönülemez bir şekilde tahrip edebilir ve kendimizi yersiz yurtsuz bulabiliriz. Bir diğer dikkat çekmek istediğim nokta biraz daha manevi bir nokta olacak ki bunun da psikolojiyle çokça ilgisi var. Biz insanlar yaşadığımız dünyayı, varoluşu, yaşamı anlamak istiyoruz. Bu anlam neticesinde kendi varlığımıza ve yaşamamıza birtakım değerler, nedenler, hedefler atfediyoruz. İnançlar, manevi anlayışlar ruhun büyük bir ihtiyacıdır. Kendi hırslarımızın, çevremizdeki insanların taleplerinin, toplum ve hatta nesiller olarak çabalarımızın dışına çıktığımızda, ağaçların bile bizim gibi bir yaşama savaşı verdiğini anladığımızda kendi hayatımıza biçtiğimiz değer de bir o kadar gözle görülür, yaşama çabamız da bir o kadar taktir edilesi ve yeterli görünüyor zannımca. Bu kitap benim dünyayı, evreni, insan-doğa bütünlüğü çerçevesinde anlamama yardımcı oldu., başkalarına da neden böyle bir katkısı olmasın ki?
Doğa
Ağaçların Gizli YaşamıPeter Wohlleben · Kitap Kurdu Yayınevi · 2018869 okunma
Kendinizle tanışsanız ona saygı duyar mıydınız?
Puan vermedi·358 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
117 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2024 00:00
Terapilerde hangi ekol kullanılırsa kullanılsın, hangi teknikler uygulanırsa uygulansın, ulaşmaya çalıştığımız temel hep kişinin kendisiyle ilgili düşünceleri/kişinin dünya hakkındaki inançları oluyor. Bu temelde yatan iki önemli faktör öz güven ve öz saygı... Saygı dediğimizde aklımızda bazı kişiler, bazı özellikler, bazı imajlar belirir. Saygın biri olmak, çevreden saygı görmek Maslow'un ihtiyaçlar piramidinde yer edinmiştir. Aile içinden başlar saygı ve topluma yayılır, ancak saygı sadece başka birine duyulmaz, insan kendine de saygı duyabilir. Nitekim hepimiz kendimize saygı duyuyoruz veya duymuyoruz. Bu neden önemli? Aklınıza saygın kişileri getirin, neden saygın oldular, neden onlara bu duyguyla bakıyorsunuz? (artık hangi duyguyla bakıyorsanız, hayranlık, sevgi, korku...) Neden saygın biri olmak istiyorsunuz? Neden saygın biri olmak istiyoruz? Bu soruların cevaplarını kitabı okurken bulabileceğiniz gibi, içerisinde kendinize saygı duymanızı sağlayacak bir sürü çalışma da mevcut. Ama kitabın öğrettiği en önemli şey şu bence: saygı kazanılır, saygı için uğraşmanız emek sarf etmeniz, kendi gölgenize karşı koymanız, bir şeylere hayır, bir şeylere evet demeniz gerekiyor. Saygın biri doğulmaz, saygın biri olunur. Ve hepimiz kendi hayatımızda, elimizde neyimiz varsa bu hedefte onları kullanmalıyız. Mesela saygın olmak bir şeye sahip olmak değil, bir unvana sahip olmak, makamlı olmak değil, o unvanla ve makamla ne yaptığın. İster inanın ister inanmayın ama kendimize yalan söylememiz çok zor. O yüzden yaptığımız işleri, kendimizi hayal kırıklığına uğratmayacak biçimde yapmaya özen göstermeliyiz.
Psikoloji
Özsaygının Altı PrensibiNathaniel Branden · Diyojen Yayıncılık · 202363 okunma
Dahilerle ilgili mitler yerle bir oluyor
6/10
·336 syf.··
2024 3. kitabı
Çocuğunun çok zeki hatta bir dahi olmasını isteyen ebeveynler, kendilerini ve çocuklarını zor bir hayata hazırlamalıdırlar! Kitap bu zor hayatı ayrıntılı bir şekilde anlatıyor ve aslında bir noktada dahilerin gizli alışkanlıkları dahilerin hayatlarını zorlaştıran özelliklere dönüşüyor. Bu kitabın en çok da zor hayatlar yaşayan, tutkusunun peşinde koşan insanları anlamamıza yarıyor. Bu insanları o kadar anlıyoruz ki "bu kadar da koşmasak sanki daha huzurlu bir hayatımız olacak..." diyebiliyoruz. Çünkü çoğumuz gördüğümüz, aklımıza takılan, yüreğimizde ateş gibi yanan fikirlerle yaşıyoruz, ancak pek azımız bu fikirlerin peşinden koşmaya hazır. Koşmak zorunda mıyız? Eğer tutkularımızın peşinden koşmadan huzurlu uyuyabileceksek hiç gerek yok, ancak uykularımız kaçıyorsa ve bu fikri yerine getirmek istiyorsak da bizi uzun, mücadelelerle dolu zorlu bir yol bekliyor. Belki bu kitap Vazgeçebilmek peşinden koşmaya hazır olmadığınız şeylerden vazgeçmenize yardımcı olabilir. Çünkü her şeyi olduramayız, oldurmak zorunda da değiliz.
İnsan
Dahilerin Gizli AlışkanlıklarıCraig Wright · Kronik Kitap · 2022303 okunma