şevval

2/10
·446 syf.··
2021 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 01:38
Yarışma için okuduğum bu kitap, ne bir tarih kitabı ne de güzel yazılmış edebi bir roman. Kitap okuma yarışması olmasaydı büyük ihtimalle bu kitabı hiç okumazdım. Yazar tarih kitabı yazdığını zannederek masalsı bir roman yazmış. Kitap Ertuğrul'un çocukluğundan başlayıp Bursa'da Söğüt'e yerleşmesine kadar anlatıyor. Çoğu yerde anlatıcı değişiyor ve konudan konuya atlıyor. Ayrıca kadınları bu kadar yerden yere vurması hiç hoş değildi. Kitabı okurken "her şey" in ayrı yazılmaması çoğu yerde gözlerimi kanattı.
Merhaba SöğütYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 20212,992 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·208 syf.··
2021 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2021 23:39
Kanadalı karikatürist Seth'in grafik romanı olan It's a Good Life, If You Don't Weaken 1996 yılında basılmış. Yazarın başrolüne kendini koyduğu, sadece 3 renk ile sade ve bir o kadar etkileyici çizimleri olan bir roman. Kendisinin geçmişe takıntıları, yenilikten kaçması, karşı cins ile ilişkilerindeki başarısızlıkları, içsel hesaplaşmasının olduğu bu kitap, sanki bir sanat filmi izliyormuş havası katıyor romana. Seth bir karikatürist ve yıllar önce yaşamını yitirmiş olan bir karikatüristü merak ediyor. Adı Kalo olan bu çizerin New Yorker'da sadece bir iki çizimi var. Nedense Seth bu kişiyi çok merak ediyor, kendine amaç edinerek o kişinin çizimlerini topluyor, hayatını araştırıyor. Kısıtlı bir bilgiye sahip olsa da yılmıyor. Kitabın sonunda Kalo'nun toplayabildiği 11 karikatürünü albüm şeklinde koymuş yazar. Çizimleri, anlatışı, çevreye bakışı o kadar naifti ki yazarın. Seth'in demek istediklerini, hissettikleri hem çizimleriyle hem de hisleriyle ben de yaşadım. Eğer bağımsız çizgi romanları seviyorsanız, kütüphanenizde bulunmasında fayda var.
Güçsüz Düşmezsen Hayat GüzeldirSeth · Karakarga Yayınları · 2019130 okunma
9/10
·72 syf.··
2021 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2021 22:19
Okuduğum ilk Didem Madak kitabı kendisi. Şiirleri sanki bir yaz akşamı gibiydi. En sevdiklerim ise 'Şimdiden bir hatırasın' ve 'Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum bayım!' oldu
Grapon KâğıtlarıDidem Madak · Metis Yayıncılık · 201217,6bin okunma
6/10
·216 syf.··
2021 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2021 22:10
Kitap 1915'te feminist bir yazar tarafından yazılmış. Dünyadan izole sadece kadınların var olduğu bir ülkede 3 erkeğin geçirdiği hikayeyi anlatıyor. Baş karakterimiz Van, kendi ağzından etrafında gördüklerini, yaşadıkları olayları kendi cümleleriyle bize aktarıyor. Ayrıca sosyolog olan bu karakter etrafındaki gördüğü durumları ve nesnelerini kendince yorumluyor. Kitap bilimkurgu türü diye geçiyor lakin kurgu var, bilim yok kitapta. Kadınların erkeksiz bir dünyada nasıl üreyecekleri merak konusu oluyor kitabı elimize aldığımızda. Benim tahminim erkeklerin soyu tükenmiş kadınlar da erkeklerin spermlerini dondurup saklamış ve yıllarca böyle bir şekilde ürüyorlardır diye düşündüm. Tabii ki böyle erkek bireyler de var olur acaba onları toplumdan mı dışlıyorlar diye düşündüm. Okuduğumda yazar, kadınların üremesinin düşünerek olduğu bir dünya yaratmış. Düşünüyorlar ve hissediyorlar, bir bakıyorlar hamile kalmışlar. Hamile kalmamak için de o düşünceyi kafalarından atmaya çalışıyorlar. İşte tam burda kitap bilimkurgu türünden çıkıyor bence. Kitapta konuyu anlatmaktan ziyade beğenmediğim kısımları söylemek istiyorum. Kadınların ülkesi 'annelik' üstüne kurulmuş ve bu çok irite edici. Neden yani kadınların tek vasfı annelik mi? Nerdeyse her sayfada annelikle ilgili ya da kadın ve erkek olmakla ilgili bir bölüm var. Kitabın sonuna doğru o kadar bıktım ki erillikten ve dişilikten konuşmaktan. Nufüsları arttığı için herkes sadece bir çocuk yapabiliyor ve tek bir çocuk kadınları gerçekten üzüyor. Hepsi çocuk istiyor, istemeyen yok aralarında. Bu kısımları okurken gerçekten çok zorlandım. Kadın demek anne demek diye yüzümüze o kadar çarpıyor ki kitap, kadını kadın olarak göstermiyor bile bize 'Anne' olarak gösteriyor. Ki dinleri bile annelik üstüne kurulu. Hepsi 'Yüce Ana' dedikleri
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 201819,8bin okunma
10/10
·64 syf.··
2021 11. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mart 2021 01:36
Öncelikle demek istiyorum ki, bu kitabı herkes okumalı. Yazarın 19. yyda yazdığı bu kitap aradan yıllar geçmesine rağmen her cümlesinde tazeliğini koruyor. John Stuart Mill'in Özgürlük Üzerine olan kitabının devamı sayılıyor kitap. Kitap 60 sayfa olmasına rağmen her cümlesinde size ağırlığını hissettiriyor. John Stuart, okuruna genel olarak düşüncenin neden özgür olması gerektiğini, düşünce özgürlüğünün dünyaya neler kattığını, giderek güçlenen bilgiye güvenin neden arttığı hakkında konuşuyor. Bir düşünceyi şu an biz demesek bile yıllar sonra başka birinin de diyebileceğinden, canı uğruna doğru bildiklerini dünyaya duyuran insanlardan (ki bu insanların dedikleri yıllar sonra kabul edilmiş), bir düşünceyi destekleyenlerin azınlık olmasının o düşüncenin doğru olmadığı anlamına gelmediğinden bahsediyor yazar. Kitabı okurken yazarın sorular yöneltmesi, örnekler vererek anlatması, okuyucuya hitap etmesi ayrı bir güzeldi. Yazarın söylediği çoğu yerde "evet, haklısın" dedim içimden. Okudukça sayfalara doyamadım. Yazarın diğer kitaplarını da mutlaka okumayı düşünüyorum.
Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü ÜzerineJohn Stuart Mill · Can Yayınları · 20203,644 okunma