Şeyda Nur Yıldırım

Hepimizin hayallerindeki o kütüphane…
Hanımefendi Sabina’yı görmüş olan o gözler okuma yazma bilmez, yazıyı önemsemez bu adamın kitap dolabı, kitap sandığı, rafı, nişi filân değil düpedüz bir kütüphanesi olduğunu da görüverdi. Hem de mimarisi ve muhtevasıyla kütüphane ne demekse ondan bile fazlası. Büyük bahçeden dokuz basamakla çıkılan çok yüksek bir bina.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Bir ruhun derinliklerinde nelerin barındığını hiçkimse kesin olarak bilemez.”
“Sevgili uğruna kurban olan kim? Hangimiz hakikatli âşık?” Gunala, İshak, Kaknusia, Bahşı…
Saksı çiçeklerine ithafen..
Ellerini sıkıyordu acıtırcasına. Sen bir saksı çiçeğisin Turgut Özben. Yapraklarını birbirine sürterek varlığını duyamazsın. Bir ormanda olmalıydın. Ölünceye kadar yerinden kımıldamayacağını bilen bir ağacın rahatlığını duymalıydın. Bütün ağaçlara bakarak, kimsenin yer değiştiremeyeceğini düşünerek ferahlamalıydın. Hayır, bir su yosunu olmalısın. Suyun serinliği ve ıslaklığını duyarak dalgalanmalısın. Bütün istediğin, uçsuz bucaksız bir sudur ve her zaman bütünüyle saracaktır seni.
Sayfa 408·Kitabı okudu