Büyüklerimiz derdi ki: Bir kitap okudunuz ve aklınızda sadece iki cümle kaldı. Zaten maksat oydu. O kitabın okunmasındaki maksat, o iki cümlenin akılda kalmasıdır.
KS: Bir yazarın sözü aklıma geldi. Bazı insanlar, okudukları kitaplardan cümle bile hatırlayamadıklarını söyler. O yazar da söyle cevap verir: "Bir portakal yediğinizde içindeki vitamini hatırlıyor musunuz?" Aslinda biz kitaptan, yolculuktan ya da insandan bir ruh bir öz alıyoruz. Onlar yavaş yavaş bizi şekillendiriyor.
Her şey insana yazılıyor diye düşündü: ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolasip duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka âlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan sey, çıkıp geliyor ve seni buluyor. Ömer'in saati gibi...