"Kafasında öfke ile sevdanın , gurur ile aşağılanma duygusunun , intikam ile matemin dolaşık bir yün yumağı gibi iç içe geçtiğini görüyor, bir parça üzülüyorum. "
Ah, insan öyle fani ki , kendi varlığına inandığı , hatıralarında ve gönlünde tek bir iz bıraktığı yerde bile silinir gider , izleri kaybolur ,hem de çok geçmeden !
Önceleri pek farkına varılmaz.Günün birinde insanın canı artık hiçbir şey yapmak istemez.Hiçbir şeyle ilgilenmez ve kurur gider .
...
Bu durumda artık hastanın iyileşmesine olanak yoktur .Geriye dönüş kalmamıştır.Bomboş ,kül rengi bir yüzle ve nefretle çevresine bakar,tıpkı duman adamlar gibi .Onlardan biri olup çıkmıştır. Hastalığın adına gelince, buna ölümcül can sıkıntısı denir.