“İhsan Öğretmen, 9 yıl öğretmenlik, 9 yıl da yöneticilik yapmış; okulunda yönetici olarak görevine hâlen devam etmektedir. Bunu özellikle en başta belirtmek istiyorum; çünkü bu kitabı, mesleğin tam içinden, o işin mutfağında yetişmiş bir eğitimcinin kaleminden okuyacaksınız. Bu da eseri son derece kıymetli kılıyor.”
Öğretmenlik yapmamış birinin, bir öğretmenin yaşadığı sorumlulukları, sınıf içindeki dinamikleri, öğrenci psikolojisini ve veli iletişimini tam anlamıyla bilmesi ve değerlendirmesi mümkün değildir. Çünkü öğretmenlik yalnızca ders anlatmaktan ibaret değil; öğrencinin duygusunu anlamayı, velinin beklentisini yönetmeyi ve her gün farklı bir duruma sabırla yaklaşmayı gerektiren çok yönlü bir meslektir.
İhsan Öğretmen’in kitabı da çok yönlü bir eser… İçinde öğrencilerle yaşanmış anılar, meslek hayatından kesitler, velilerle kurulan bağlara dair hatıralar var. Her satırda eğitimin yalnızca bir görev değil, aynı zamanda bir gönül işi olduğunu hissediyorsunuz. Zaman zaman gülümseten, zaman zaman düşündüren bu anılar; öğretmen, öğrenci ve veli üçgenindeki o görünmeyen emeği samimi bir dille gözler önüne seriyor.
Yazar, geçmişin izlerini günümüzün gerçekliğiyle ustalıkla buluşturup; öğretmen, öğrenci ve veli arasında sağlam ve anlamlı bir bağ inşa ediyor.
Eserde bol keseden verilen öğütler ya da üstten bakan, çok bilmiş cümleler yok. Aksine, okuru yargılamayan; anneliğini ya da babalığını eksik hissettirmeyen, samimi ve anlayışlı bir dil hâkim. İhsan Öğretmen’in satırlarını okurken onu sanki aileden biriymiş gibi yakın ve samimi hissediyorsunuz.
Bu samimi ve içten eseri gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Okuyun, sevdiklerinize de okutun; eminim sayfalar arasında kendinizden bir parça bulacaksınız.
Unutmadan söyleyeyim; yazar ilinize gelirse söyleşisine