Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İlerde ayakta duran ve şaşkın ıslak gözlerle bana bakan ufaklık, benim kızım. Güzeller güzeli bebeğim. Doğduğu gün ayakları nasıl da oyuncak ütülere benziyordu... Kızım yetenekli, duyarlı bir çocuktur ve bana tutkundur. Hangi baba-kız aşkı güzel değildir?
Kızımın yanında, en haşin bakışıyla acısını belli etmemeye direnen delikanlı da oğlum. Bilgisayar hastası, biraz içe dönük, pahalı spor ayakkabı düşkünü bir çocuk. On altı yaşında. Onları pek çok severim. Ölürsem - pekâlâ ölebilirim de yokluğumu hissedeceklerdir, ama artık çocuk sayılmazlar. Kızımın göğüsleri, oğlumun sakalları çıktı neredeyse. Ölürsem pekâlâ ölebilirim de kimbilir benimle ilgili hangi anıları canlı kalacak, kimbilir beni nasıl anımsayacaklar?.. İki çocuğumla taşınıp gideceğim geleceğe, ne güzel değil mi?
İnsan bir şeyi çok isterse, mutlaka gerçekleştirir. İnsanlar buna inananlar ve inanmayanlar diye ikiye ayrılırlar. Ben inananlardanım. Bahçemde Japon Elması ağacı yetiştirmeyi çok istedim. Olmaz dediler. Yıllarca uğraştım, özendim. Bahçemdeki Japon Elması her yıl Noel kırmızısı küçük meyveleriyle cıvıl cıvıl şimdi.