Sezai Topal

Sezai Topal
@Sezai_Topal
Bedenimdeki Çığlık ve Bedenimdeki Çığlık Yüzleşme seri romanlarının yazarı Kafka’yı ve Tezer Özlü’yü anladığını düşünen, değişime açık, özgürlüğe sevdalı, yazan ve okuyan biri... Instagram: @sezaitopal_official
Felsefe Grubu Öğretmeni
Üniversite Mezunu
Mersin
Göksun / Kahramanmaraş
89 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
10/10
·227 syf.··
Beğendi
·
2020 33. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2020 04:03
Karacaoğlan Mersin’in Mut ilçesinin Çukurköy ( şu anki ismi Karacaoğlan köyü) köyüne gelir ve İlyas Bey’in kızı Karacakız’a gönlünü kaptırır. Karacakız da Karacaoğlan’a aşık olur. Çevresindekiler Karacakız’a “dikkatli ol” der çünkü Karacaoğlan güzel sözler ve türkülerle beğendiği kızları kendisine aşık eder. Karacaoğlan’ın gittiği her diyarda ayrı bir sevgilisi olduğunu da sözlerinin sonuna eklerler. Kim ne söylerse söylesin aşk ferman dinlemez. Karacaoğlan ile Karacakız’ın hikayesi hüzünlü biter. Kemal Varol’un “Âşıklar Bayramı” kitabında anlattığı Heves Ali de bana Karacaoğlan’ı hatırlattı. Gaye Boralıoğlu’nun Dünyadan Aşağı kitabı Özge Dirik’in “Bir çocuğu kemiren ya bir babadır ya da yokluğu” cümlesiyle başlar. Aşıklar Bayramı da bize bir yolculuk eşliğinde bir baba - oğul hikayeni anlatmaktadır. Yusuf Diyarbakır’da yaşayan ve kırk yaşında olan bir avukattır. 83 yaşında olan babası yıllar sonra Yusuf’u ziyarete gelir. Heves Ali hastadır. Hasta haline aldırmadan Kars’a gitmek ister. Daha kitabın ilk sayfalarından itibaren Yusuf ile babası arasındaki ilişkinin mesafeli olduğunu anlıyoruz. Baba - oğul Sözcükler yerine davranışlarıyla birbirleriyle konuşmaktadır. Yusuf yaşlı ve hasta olan babasının otobüsle Kars’a gitmesine gönlü el vermez. Elazığ üzerinden Kars’a giderken babasının Kars’a Âşıklar Bayramı’na gitmek istediğini öğrenir. Yazar Kemal Varol, Diyarbakır - Kars yolculuğu boyunca baba oğulun geçmişi hakkında da bize bilgiler verir. Üç telli sazıyla yıllarca memleket memleket gezmiş ve türküler söylemiş olan Heves Ali’nin her yerde bir tanıdığı vardır. Heves Ali’yi tanıyan herkes onu sever ve ona değer verir. Heves Ali’in Karacaoğlan gibi sevdiği birçok kadın olmuştur. Yol üstünde gidip mezarını ziyaret ettiği fakat kim olduğunu bilemediğimiz kişi,
1000Kitap
Aşıklar BayramıKemal Varol · İletişim Yayınları · 20194,341 okunma
Reklam
Ne kadar az konuşsak birbirimize sonradan yük olacak ne kadar az anı bıraksak o kadar iyiydi. İnsan sonradan taşımakta zorlanacağı bir anıya dönüşecek sözleri belki de hiçbir zaman sarfetmemeliydi. Ben de öyle yaptım. İçimden başka ağzımdan başka kelimeler çıktı.
9/10
·98 syf.··
2020 32. kitabı
Kitap Ahmed Arif’in hayat hikayesini anlatmaktadır. Şair Ahmet Arif liseyi Afyon Lisesinde yatalı okur. Kitap bize Afyon Lisesi’ndeki öğretmenlerin ne kadar nitelikli olduğunu öğretiyor. Ankara da felsefe okur. Kitabının fiyatının 5 liradan 6 liraya çıkarıldığını öğrenince çok kızar. Benim kitabımı öğrenciler ve işçiler okur onlar için 1 lira çok önemlidir’ der. Kimi zaman günde 4 paket sigara içer. Şiir kitabında yer alan 19 şiirini 16 -32 yaş arasında yazmıştır. “Kanun sadece biz fukaralar için var o da sadece cezalandırırken” der Ahmed Arif. İki defa hapis yatar. Asıl ismi Ahmet Önal’dır. Annesini daha iki yaşındayken kaybeder. Tek şiir kitabı ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ milyonlar satar. Nazım Hikmet, kenti, kentliyi, işçiyi iyi yazar. Ahmed Arif ise Anadolu’yu, köyü, köylüyü ve toprağı iyi yazar. Leyla Erbil’e yazdığı mektuplarda, “özledim. Özledim diyorum ya sana, bu yeter bana” der.
1000Kitap
Ahmed ArifŞeyhmus Diken · İletişim Yayıncılık · 2018265 okunma

Sezai Topal

, bir kitap okudu
9/10
·98 syf.··
2020 32. kitabı
Şeyhmus Diken
8.5/10 · 265 okunma
8/10
·196 syf.··
2020 31. kitabı
Son Ada, 40 Evin olduğu Ada halkı mutludur. Sonra bir diktatör gelir ve adadaki her şey değişir. Kitabı okurken aklıma 1980 öncesinin Türkiye’si geldi. Kenan Evren sağ sol çatışmalarını neden göstererek darbe yapmıştı ve sıkıyönetim dönemiyle birlikte uzun yıllar Türkiye’yi yönetmişti. Sanki Kenan Evren emekli olmuş ve adaya taşınmıştı. Huylu huyundan vazgeçmiyordu. Adaya gelen eski yönetici Ada halkını korkutarak yönetimi ele geçirmişti. Başkan ve adamları martıları katletmeye başlamıştı. Yeryüzü cenneti ve barış limanı olan adadan eser kalmamıştı. William Golding’in Sineklerin Tanrısı kitabındaki çocuklar gibi Son Ada’nın barışçıl olan halkının içindeki kötülük ve şiddet duyguları da gün yüzüne çıkmıştı. Son Ada bir distopya mı? Ada halkının, Martılar, yılanlar ve tilkilerle mücadeleye girmesi hikayeyi ne kadar etkili kılmıştır? Bu soruların cevabını kitabı okuyanlara bırakıyorum. Zülfü Livaneli’nin Huzursuzluk ve Son Ada romanlarının daha iyi olabileceğini düşünüyorum.
1000Kitap
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
Reklam