... Çünkü yaşamda kazandığım tecrübelerde, benimle insanlar arasında aşılamayacak dehlizler olduğunu fark ettim. Mümkün olduğunca susmalı ve mümkün olduğunca fikirlerimi dile getirmemeliydim. Eğer şu an yazmaya karar verdiysem sadece kendimi gölgeme takdim etmek için yazıyorum.
...Denemek isteyişimin tek sebebi budur. Belki birbirimizi daha iyi tanırız. Ki insanlığın geri kalanıyla mevcut son bağlarımı da kestiğimden bu yana tek arzum kendimi daha fazla tanımak halihazırda.
Hiç karmakarışık saçlar ve alev alev yanan kulaklarla bütün bir öğleden sonra boyunca bir kitabın başında oturmamış, okuyup okuyup da çevresindeki dünyayı, acıktığını ya da üşüdüğünü fark etmeyecek kadar unutmamış biri… Hiç annesi ya da babası ya da onunla ilgilenen başka bir kişi, sabah erken kalkacağına göre şimdi uyumalısın, gibi iyi niyetli gerekçelerle ışığı söndürdüğü için, yorganın altında, bir el fenerinin ışığında gizlice okumamış biri -
Hiç harika bir öykünün sonuna gelip de birlikte onca serüven yaşadığı, sevip hayran olduğu, adlarına kaygılanıp umutlandığı kahramanlara veda etmek zorunda kaldığı ve onlarsız hayat kendisine boş ve anlamsız göründüğü için açıkça ya da gizlice acı gözyaşları dökmemiş biri..
“Gitmek istemiyorum,” dedim.
Miles bir şey söylemedi. Söyleyebileceği bir şey yoktu. Her şey bitmişti. Bizim için artık yeni maceralar yoktu.
Gitme vaktiydi.