Geceleri yatağında yatarken görkemli ve fantastik bir kibir onu hiç yalnız bırakmıyordu. Beyninin içinde tarif edilemez parlaklıkta bir evren kendi kendine örülürken masasının üzerindeki saat tik tak seseleri çıkararak çalışıyor ve ay, yere saçılmış giyisilerini ıslak bir ışıkla aydınlatıyordu.