Herkesin dostu Mustafa İnan nasıl öğretiyordu bu kadar insana? Önce onlarla dost oluyordu tabii. Öğretmeden önce onları öğreniyordu, nasıl öğretebileceğini hesaplıyordu. Sanki öğretmiyordu onlara, onlarla sohbet ediyormuş gibi yapıyordu. Onunla konuşanlar hocadan bir şeyler öğrendiğini çok sonra anlıyordu ya da onların bildikleri şeyleri söylüyormuş gibi yapıyordu.
Biz "kitab"ı "kitap", "kanad"ı "kanat", "ilac"ı "ilaç" yaptığımızdan beri yalnız bu kelimeler değil, onları konuşanlar da aynı sertliğe uydular. Bilmem psikologlarımız buna ne der ama biz son zamanlarda sokaklara dökülen terbiye dışı kaba ve sert hareketlerde ve sözlerde bu yanlış ve zevksiz "dil sertleşmesi"nin büyük rolü olduğu inancındayız.