Kütüphanemde yıllardır bekleyen, okusam mı okumasam diye gel-git yaşadığım Orhan Pamuk kitabını okudum ve romanı beğendim.Öncelikle Orhan Pamuk kalemiyle ilgili şunu söylemeden edemeyeceğim: Düz ve büyüleyici! "öldü", "seviştiler", "kocaya kaçtı" gibi dan diye yazmış, ip ucunu yakalamış olsanız da, "nasıl yaa" deyip birkaç saniye kalıyorsunuz. Kendi okur kesimini belirleyen bu tutumu ve tarzı inanılmaz beğendim. Uzuuun uzun, anlamsız heyecan yaratma çabası veya okuyucuyu aptal yerine koyup "bak birazdan bu gelecek" imalarının suyunu çıkarmadan incecik vermiş, bu özelliğini inanılmaz beğendim. Ayrıca çok fazla betimleme var, o anları yaşatıyor resmen. 1954 yılında başlayan roman, sadece Mevlut'un hikayesine değil, Türkiye'nin ve İstanbul'un o zamandan 2014 yılına kadarki "evrimi", politik, ekonomik ve sosyolojik değişimleri, insan psikolojisi ve yurdum insanlarının cin fikirlerine de şahitlik ediyor ve hayret ediyorsunuz. Film şeridi gibi... Şahsi fikir ve resmi fikir ayrımı, Mevlut'un köpeklerle olan ilişkisi, mektup olayları ve Mevlut'un ne olursa olsun iyiliği ve dürüstlüğü elden bırakmaması beni etkileyen kısımları. Orhan Pamuk birçok bölümde tarafsız kalsa da kitabın bazı bölümlerinde tarafsızlığını koruyamadığını düşünüyorum.Yine de bu romanın hakkını vermek lazım.
“İnsanın kafasından bir korkuyu, bir düşünceyi iradesini kullanarak çıkarması mümkün müydü? Mevlüt bir şeyi ne kadar çok unutmaya çalışırsa o şeyin aklına o kadar çok geldiğini artık tecrübeyle biliyordu. O halde bir şeyi unutmak istemek, unutmaya niyet etmek, unutmanın iyi bir yolu değildi.Hatta insanın unutmaya niyet ettiği şeyi aklına daha çok takılıyordu.”
Papalagi. Beyaz Adam. Günümüz dünyasına Tuiavii’nin gözünden tokat gibi betimlemelerle bakıyoruz bu kitapla. Bizlerin normalleştirdiği, hatta sorgulamadan otomatik şekilde yaptığı birçok şeye Tuiavii’nin yorumları. ‘Medeniyet’, ‘modernizm’ gibi kavramları tekrar düşünmemi sağladı kitap. Ayrıca makineleştiğimiz günümüz toplumunda gözü doymayan ve hep daha fazlasını isteyen, mutluluk ve zenginlik kavramlarının içinin boşaltıldığı -modern toplumlara- öyle böyle taş atmamış yazar...Gerçek anlamda bir farkındalık kitabı. Kitabın kapağını ayrıca beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim, inanılmaz güzel bir dokusu var. Benim en sevdiklerim ilk 10’a girebilir!Kesinlikle okumalısınız.
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma