Kanımca öğretmenlik, her şeyden evvel insani meziyetlerin örnekliğini kendi edimlerimizle sergilemek ve öğrencileri marufa hal diliyle davet etmekle kıymetlenebilecek bir meslektir ancak. Burdaki ‘maruf’u’ evrensel ‘iyi’ olarak ele aldığımızda bir öğretmenin mahalli-yerel ölçütleri ve bakış açısı muhatap olduğu öğrencilerinde de miyopiye yol açacaktır. Bu uzağı görememe hali, yeryüzündeki iktisat ve cinsiyet eşitsizliğini beslemekte- dil, din, ırk ayrımlarınının oluşmasında başat amil olarak dünya sathında her türlü nefret suçlarını,saldırı ve şiddeti sürekli körüklemektedir. Bu sebeple özellikle de bizimki gibi öğretmenin ebeveynlerden daha saygın görüldüğü geleneksel toplumlarda üzerimize düşen sorumluluk hiç de az değildir. Öğretmen, öğrenmeye ve yenilenmeye açık olduğu-farklılığı ve çeşitliliği varsıllık olarak gördüğü takdirde öğrenciyi de etkileyecek, insan yetiştirmenin kalas yetiştirmekten farklı olduğunu hissedecek, talipleri öğrenme hazzına sevk ederek bilginin hadimi olmalarını salık verecek, okuma faaliyetini cürümleştirmeyecektir. Bir toplumun ayağa kalkabilmesi, omurgasını dik tutabilmesi de ancak bu zihin bakiyesi ve mesnetli özgüven ile mümkündür. Ben bu vesile ile öğretmen arkadaşların gününü tebrik ediyor, dünya yurttaşları yetiştirmemizin ve insanlığa dair gerekli hürmetin önemine dikkat çekmek istiyorum gün özelinde..