Ahmet Kasap

Ahmet Kasap
@Sihgg
Öğretmen
Godot’u Beklerken
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2017 19. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2017 15:35
Godot’u beklerken… Estergon ve Vladimir’in hep beklediği ne kadar süre beklediğini bile unuttuğu ama bir türlü gelmeyen godot.. peki biz neyi bekliyoruz ? Bizim Godotumuz veya Godotlarımız kim ? Okul bitirmek mi ? İş sahibi olmak mı ? Evlenmek, çocuk sahibi olmak mı ? Ya da sevdiğimiz özlem duyduğumuz birinin bir gün geleceğine inanmak mı ? Hayat yolunda herkesin bir Godot’u var. Esas sorun bu hayatı yaşanılır kılan onlara ulaşma çabası mı, yoksa ulaşmak mı? Godot’u beklerken’i okurken hep aklımda acaba Godot gelince Vladimir ve Estergon napıcak diye merak ettim. İntihar etmek isteselerde Godot’un geleceğini Ümit etmek,en azından gelebilme ihtimalini bilmek ,kahramanlarımızın hep aynı mekanda, aynı yerde,aynı şekilde,aynı ağacın altında beklemesine sebep olan içsel motivasyonun kaynağıydı .Bizim hayatlarımızda böyle degil mi ? Amaçsız, beklentisiz kalınca bu anlamsız hayatı yaşanılır kılan elde ne kalıyor ki ? Kahramanlarımızda ne kadar anlamsız olsada sürekli gelmemesine rağmen Godot’u beklemelerinin amacı kendi hayat yolunda bir amaç degil miydi ? Hatta bu iki karakteri kendi ruhumuzdaki zıtlıklara benzettim. Biri yaşamdan vazgeçince bir diğeri yaşamak istiyor. Bu böyle devam ediyor. Hep aynı rutinde… Kitapta ilerledikçe Bir süre sonra Varoluşsal sıkıntılar yaşayan Estergon ve Vladimir zaman kavramını yitirdikleri kendi varoluşuna bile şüpheye düştüğü görülüyor. Zaman kavramı O kadar yok oluyor ki ; Pozzo ve Lucky ile karşılaşmalarını,ağacın mevsimsel değişimler geçirmesine rağmen aylarca yıllarca geçen zamanı bile bir süre sonra kavrayamıyorlar. Yıllarca aynı rutin de aynı hareketlerle beklemeye devam ediyorlar. Bir nevi bu tiyatro bizim yaşamımıza açılan bir kapı gibi çoğumuzun hayatı hep birbirinin aynısı şeklinde her gün bir birine benziyor. hatta kahramanlar
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010,1bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·412 syf.··
2019 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2019 22:38
Hayvanlardan Tanrılara Tanrılardan Bilime .... Başlığa bakarak çok fazla aldandığımı söyleyebilirim. Tamamen evrim üzerine homo sapiensler’den, Neandertal’lerden ibaret olduğunu sandığım bir önyargı geliştirmiştim kitaba karşı. Bu düşündüğüm şey sadece bir bölümlük bir şeyden ibaretmiş. Kitap: Geçmişten günümüze insanlıgın nasıl bir yol kat ettiğini anlatıyor. Taş devrinden önce bilinmeyen yüzyıllardan başlayıp günümüze kadar devam eden insanoğlunun tarihini, bilimsel verilere dayanarak birazda yazar kendi penceresinden bakarak yorumladığı bir eser olmuş. Yerleşik hayata geçişimizden ,Yazının buluşuna, Paranın icadından, İmparatorlukların kuruluşuna, Dinlerden, Bilimsel ilerlemelere kadar bir sürü şeyden bahsediyor. Bu sürelerde hayata karşı bakış açımızın nasıl değiştiğini ? Büyük atılımların nasıl gerçekleştiğini? Bazı gelişimlerin birbirinden ayrı düşünemeyeceğini, biz insanları bir arada tutan şeyin kendi kafamızda yarattığımız olgular sayesinde olduğu gibi. Özellikle bu konu üzerinde çok duruyor ... 2 gün gibi bir sürede 400 sayfayı okudum. Kitap sürekli bir merak duygusu yaratıyor. Yazarın dili de su gibi akıcı geliyor. Sıkıldığım yerleri hatırlamıyorum. Sadece Dinleri ele aldığı bölümü biraz daha uzatsaydı diye düşünmedim değil. Yine de kitabı beğenmem yazarın her düşüncesini doğru bulduğum anlamına gelmiyor. Ne de olsa doğru bilgiye ulaşmak mümkün değildi degil mi ?
Hayvanlardan Tanrılara: SapiensYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 202342,6bin okunma
‪Erleichda‬... Hafifle
10/10
·432 syf.··
2019 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2019 16:12
“Şato karanlık, kahramanlar uykudaydı. Dünyanın henüz tepsi gibi dümdüz olduğu o günlerde, insanlar hep kenardan düşeceklerinden korkar, bununla ilgili korkulu rüyalar görürlerdi.” Alabor ise bu korkulu rüyayı , yaşlandığı zaman görmeye başladı. Bu hikayeyi okuduğumda, hep aynı şeyi düşünürüm. Bu hikaye sadece Alaborun hikayesi olarak kalıp, gereksiz ayrıntılara boğulmasaydı diye... Ölüme karşı gelen bir insan, bir kral, yani Alabor. Eski devirlerde, kadim zamanlarda Kral’ın en ufak bir yaşlılık belirtisi göstermesi halinde öldüren bir ülke. Kral olana kadar bu töreyi çok mantıklı bulan bir adam. Ta ki yaşlılık belirtisi gösterip sıra kendisine gelince Kalkanını, kılıcını kuşatarak ölüme karşı gelişinin serüveni. Bu yol Tanrı’larla, bandooloplar ve kokularla dolu. Dr. Abraham Twerski’nin İstakozların büyümesi ile ilgili verdiği örnekte olduğu gibi; ıstakozların büyümesine sebep içinde oldukları kabukların onlara dar gelmesi ve kabuklarını kırarak büyümeleri ve bunun döngü halinde sürüp gitmesi. Istakozun büyümesine sebep olan kabuğun onu rahatsız etmesi. Tıpkı ölüm düşüncenin bizim kral Alabor’u rahatsız etmesi gibi. Alabor’un yolu ise kokudan geçecektir.
Parfümün DansıTom Robbins · Ayrıntı Yayınları · 20196,4bin okunma
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2019 12:48
Sirf bu hesabı şu kitap için açmıştım. Kitabı 4 defa okudum. Dizisini(1983) 5 defa izledim. Kitabı daha çok arkadaşım okusun diye bir kaç defa verdim. Her seferinde bu kadar sevdiğin, önerdiğin bir kitabın neden hiç altını çizmemişsin diye eleştiri aldım. Eleştiri aldıklarıma verdiğim tek cevap vardı : Altını çizmeye kalksam tüm kitabı baştan sona çizmek zorunda kalacaktım. Baştan sona gereksiz tek bir kelimenin bulunmadığı, her kelimenin ayrı bir anlamı olan bir kitap. Diyaloglar o kadar güçlü ki, konuşmanın içindesiniz sanki. Keşke şunu da deseydi diyebileceğiniz bir şey kalmıyor.Bir milletin kaderi, Çolak Salihin vicdan muhasebesi , İstanbullu Hocanın sancılı bir Doğum ile Küçük ağaya dönmesi, En kötü karakterlerden olan Çakırsaraylı eşkiyasının bile yaptıkları şeylerde geçerli sebeplerinin olduğu , İyinin kötünün olmadığı aslolanın çıkarların kimini iyi yaparken kimini kötü çıkardığı böyle muhteşem psikolojik ayrımlara giren, bu kadar derinlemesine tahliller yapan bir kitap. Türk halkının kurtuluş savaşı içerisinde yalnız düşmana karşı savaşmadığını, aynı zamanda kendi içinde de psikolojik ve dramatik bir savaş da verdiğini gösteren eser.Yinede bu eser için ne yazsam yavan kalacak, değerini ortaya çıkaramayacak diye korkarkarak yazıyorum. Ama yinede içim yanıyor... Bu kitabın; hala istenilen değeri görememesi, güncel karşısında moda dediğimiz potada eriyip gitmesi.... Bu kitabın hakkı 10 üzerinden 8.3 degil arkadaşlar. Bu kitabın hakkı puanlarla ölçülemez .... Tarık Buğra, yabancı edebiyata karşı göğsümüzü kabartan, Türk edebiyatına umutlu bakmamı sağlayan Bir yazar. İyiki bu toprakların ekmeğini, tuzunu, aşını yemişsin.
Küçük AğaTarık Buğra · İletişim Yayınları · 201511,9bin okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2018 16:59
"Şimdi bu tuhaf bir şeydir, ama yaşanması iyi olan şeylerle geçirilen güzel şeyler çabucak anlatılır ve dinlenmesi pek keyifli değildir; öte yandan rahatsız, yürek oynatan, hattâ dehşet verici şeylerden iyi bir hikaye çıkabilir, her halükarda anlatılmaları uzun sürer." der Tolkien buda böyle bir hikaye ; Yüzüklerin Efendisine kadar dayanan... Yüzüklerin Efendisinden daha çok begendigimi söyleyebilirim. Su gibi akıcı, filmden daha farklı ve hoş bir hikaye. Büyülü bir dünyanın kapısını ardına kadar açıyor, tıpkı çocuklugumuzda hayal ettiğimiz dünyalar gibi...Film sayesinde hayal gücümü, çokta zorlama zahmetine girmemek ayrıca daha keyifli bir okuma yapmamı sağladı. Monoton yaşamlarımızda sıyrılıp hayal gücü ile güzel bir macera yaşamak isteyen kaçırmamalı. İyi okumalar.
Edebiyat
HobbitJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 202317,3bin okunma