Tuba VURAL

Tuba VURAL
@Siirkolik
Benim için Edebiyat bir evren, güzel bulduğum her bir kitap bu evrendeki bir gezegen ve şiir,bu evrenin sultanı (güneşi)dir.
Öğrenci
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Mezun 2020
131 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
8/10
·568 syf.··
Beğendi
·
2023 25. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 18:46
SUS BARBATUS 1 Uzun girizgahlara gerek duymadığım bir yorum olacak bu. O nedenle doğrudan giriyorum konuya Hep Kitap baskısından okudum ben bu kitabı Benim açımdan okunabilir bir kitaptı. Şimdi ortalama derim ilk 150 sayfaya biraz haksızlık olur. “Ruhumda derin iz bırakmayan ama kaliteli bir kitaptı” diyeyim en iyisi. Kalitesinin nereden geldiğinden bahsedeyim önce. Elbette benim açımdan ilk 150 sayfadan geliyor. Şöyle ki: 1- Toplumcu gerçekçi bir eser okuyacağımı biliyordum. Ancak öyle sıkıcı, kuru bir dille yazılmış bir toplumcu gerçekçi roman olmadığını biliyordum. -Öyle duyuyordum diyeyim ya da- Karşılandı mı bu beklenti Evet 2- Yine büyülü Gerçekçilik ögelerini, metinlerarasılıkları güzel bir şekilde eritmesi romanı kuru toplumculuktan kurtarmış. 3- Bu bir seri olmasına rağmen birinci cildi de oldukça kapsamlı. Başkaları benimle aynı fikirde olmayabilir. Özellikle Sus Barbatus hayranları belki bana karşı çıkabilir ama Birkaç eleştirim var kitaba Gülşen karakterini yapay ve sorunlu buldum. Ne olduğu belli değil. Çoğu cümlesi eğreti duruyor bana göre. Baktığımızda Kenan, Zeynep, Mustafa, Komutan, Kadir, Atalay, Doktor, Aynur, hatta Aysel bile çok net karakterler ama Gülşen’in içine kaçmış yazar. Yazar Gülşen’in içine kaçınca karakter havada kalmış. Bir örnekle açıklayayım “Dilimiz bir, biz o dile Çehov'u katmışız. Yine de, işte bunun için anlatmış bunca şeyi, sorun, yalnızca dil değil, dili zenginleştirmek. Bizden öncekiler bu insanların hikâyelerini anlatmak yeter sanıyorlardı. Oysa önce dil, sonra hikâye.” (Hep Kitap, S.247) Bu cümle gelene kadar biz Gülşen’i az birazokuyan, oğlu, eşi ve kardeşi için çokça endişelenen, siyasetin ve eğitimin doğrudan içinde olmayan bir karakter olarak gördük. Sonra bu paragrafla karşılaştık. Gördük ki bu cümleler Gülşen’e bir
Sus BarbatusFaruk Duman · Hep Kitap · 20181,002 okunma
Reklam
Bu kadar uzun sürmezdi normalde ama benim yoğunluklarım vardı.
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2023 17:35
KÖR PENCEREDE UYUYAN Nihan Eren’den okuduğum ikinci kitap Kör Pencerede Uyuyan. Daha önce Hayal Otel’i okumuş, beğenmiş ve yazarla yolculuğumun devam edeceğine kanaat getirmiştim. Bu minvalde Kör Pencerede Uyuyan da karşıladı beklentimi. Yani tatlı bir kitap okuduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Kitabımız Gece ve Gün olmak üzere iki temel bölümden oluşuyor. Bu isimler son derece isabetli konulmuş. Öykü kitabı olarak yayımlanmış ama bence iki farklı novelladan oluşuyor bu kitap. İçindekilerde öykü olarak belirtilen başlıklar bir bütünün parçaları. Hayal Otel de böyleydi. İster iki bölüme ayrılmış öykü kitabı olsun ister iki novelladan oluşan bir kitap kabul edelim, kitap güzeldi. Her iki bölümün bazı ortak noktaları var. Önce onları verip daha sonra Gün bölümünün benim zevkim doğrultusunda artılarına değineceğim Öncelikle Hayal Otel’de de gördüğümüz gibi uzun bir öyküyü parçalara ayırarak anlatmak yazarın tarzı sanırım. Rahatsız edici bir özellik değil bu. Hoş bir hava katıyor. Bu, öyle aynı üslupla, aynı temayı aynı teknikle birkaç öyküde anlatan tematik öyküler gibi baymıyor insanı. Her iki bölümde de -hatta Hayal Otel’i de dahil edebiliriz- Mekân son derece önemli yer tutuyor. Mekân yazarımızın eserlerinde canlı bir varlık. Birtakım nesneler de öyle. Gece’de apartman, Günde o yazlıktaki deniz kenarı, Hayal Otel’de otel Gün bölümünün Hayal Otel ile bir ortaklığı daha var. Her ikisinde de insanlar birbirlerinin kıymetini güçlü bir fırtınanın etkisiyle kavrıyor. Bölümler içindeki başlıklar her ne kadar öykü denilse de tek bir öykünün parçaları olduğu için teker teker incelemeyeceğim. Gece ve Gün olarak ayırıp kontrol listesi yapacağım yukarıda da ifade ettiğim gibi. Gece 1- Dil keyif verici miydi? Evet. Keyif veren bir dili var kitabın. Gece bölümünde yer yer ilginç
Kör Pencerede UyuyanB. Nihan Eren · Yapı Kredi Yayınları · 202086 okunma
Puan vermedi·92 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
HAYAL OTEL B. Nihan Eren’den okuduğum ilk kitap. Yazarın dilini, anlatımını çok sevdim. Kitapta sevmediğim, eleştireceğim bir yan yok. Bu özet bilgiyi verdikten sonra Serkan Türk’ün, bu kitabın roman olarak yayımlanmasıyla ilgili düşüncesine katılıyorum. Belki sayfa sayısını düşünerek Novella diyebiliriz ama öykü kitabı demeye uygun değil yani. Sırlardan müteşekkil bir geçmiş depreminin yıkıntılarının üzerine inadına inşa edilmiş bir Hayal Otel Ama o deprem olmuş. O hayal otel o deprem bölgesinde o kadar sırla nasıl yaşardı ki? Adı üzerinde, Değil mi ki Hayal Otel… Sahi neden kötülük ve korku daha birleştiricidir mutluluk ve iyilikten? Bizi bu soruyla baş başa bırakan o son fırtına ve ertesi… Çok fazla söyleyeceğim bir şey yok bu kitapla ilgili. Zaten daha fazla bir şey söylemem kitapla okur arasına girmek olur ki bu hiç yapmak isteyeceğim bir şey değil. Velhasıl *Dili lezzetli *Kurgusu güzel (Normalde olay kurgularını sevmem fazla ama özgün olması hasebiyle, anlatımın da etkisiyle sevdim) *Okunası bir kitaptı. Tanıştığıma sevindiğim, yolculuğumun devam edeceği bir kalem B. Nihan Eren 17.06.2022
Hayal OtelB. Nihan Eren · Yapı Kredi Yayınları · 2020309 okunma
Puan vermedi·365 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
İNCİR TARİHİ Faruk Duman’dan okuduğum üçüncü kitap İncir Tarihi İlk iki kitap öyküydü, bir de romanına bakayım dedim. İncir Tarihi, Büyülü Gerçekçiliğin tavan yaptığı destansı bölümlerden oluşan bir kitap. Büyülü gerçekçiliği severim ama arkasına güçlü bir dili veya insanı şaşkınlıkla kanatlandıran kurguları alırsa. “Büyülü Gerçekçilik ögeleri tek başına şaşkınlıkla kanatlandırıcı değil midir? Diyen olabilir. Benim için değil. Nitekim Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm’ü beni ziyadesiyle sıkmıştı. Onda da Büyülü Gerçekçilik tavan yapmıştı ama beni büyüleyememişti. Neyse, kitabımıza dönelim. Önce bizi neden sonuç ve bahane hakkında sorgulamaya davet ediyor Anlatıcımız Zeyrek. Bu kısımlar tekrar okunmaya değer. Dil lezzeti bir yana, felsefesi için de. Kelimelerin bölümü de tekrar okunmaya değer. 17. Bölüm Dil lezzeti dedim de gerçekten işte o büyülü gerçekçiliği bu kitapta parlatan kuşkusuz dildi. Kadim anlatma geleneğinin özelliklerini müzikaliteyle yoğurmuş yazar. Kitapta Eski Anadolu Türkçesine has kullanımlar dikkat çekiyor. Bu konuşmanın hâlâ yaşadığını modern bir romanda gösteriyor bize. Ama tabii hüner bu dili müzikaliteyle yoğurmakta. Ben de o yüzden sevdim zaten. Kitapta eminim bir sürü metinlerarasılık vardır. Çok ilgimi çekmediği için destanlara ve masallara ait bilgim bir yere kadar benim. Çoğu bölümü sadece o anki anlatım lezzetini tadarak okudum. Araştırma ihtiyacı hissetmedim ama Hz. Yusuf’un öyküsündeki farklılıkları yazar mı kurgulamış yoksa farklı kutsal kitaplarda veya farklı mitolojik hikâyelerde buna benzer bir versiyon var mı merak ettim. Doğruluğu ve yanlışlığını tartışmak kadar saçma bir şey olamaz zaten ve benim bunu örnekleme amacım bu değil. Şunu söylemek istiyorum: Eğer bu yazarın kurgusuysa zekice. Hz. İsa olayında, bizim Oğuz Kağan
İncir TarihiFaruk Duman · Can Yayınları · 2010478 okunma
7/10
·144 syf.··
2023 21. kitabı
Kapsamlı bir yorumum yok. Ortalama bir kitaptı. Bazı öykülerde bazı bölümler dil bakımından çekici olsa da kitap genel olarak sıradandı. Haziranlarda öyküsü hoş, Kepek öyküsü son derece güzeldi. Diğerleri ortalamaydı benim açımdan.
Ağda Zamanıİnci Aral · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2018260 okunma
Reklam