Yaşadığım kasabada mezarlığı kumsala yapmışlar
Bir yengeçle sarhoşuz sarmaş dolaş, o
yüzden böyle yan yana yürümemiz
Ellerimizle elmas kürekler, som altından kürekler
Çıkartacağız kimleri gömdülerse biz bizden habersiz
Ve Asacağız onları limon, portakal, greyfurt ağaçlarına teker teker
Ölümle ışıltısı kasabamız..
“Tahammül sınırdında nöbetçiydim
Seveni vurdum öfke kusana sevdalandım
Fiziki haritamda dağ kalmadı, hep oba yüzüm gözüm
Sanki aniden çok uzaklarda bana yaklaşan
Bana çok benzeyen, benimle hesaplaşacak bir yolcu gördüm .. “
“ Seni buldum.Öyle ya da böyle alıp bir yere koydum kapıyı çalmadan yanına gelemiyorum. Dünyanın bütün kapılarını yükleyip ruhun gemisine, seni bir de öyle sevmek vardı. Sınırsız, sonsuz, hangi boşluktan çıkacağını bilmeden, korkmadan ,kaçmadan, düşünmeden. Sevmek, büyük, eşsiz ve sakin. Sevgilim, seni o kadar çok bekledim ki, sahiden geldin mi, şimdi bir türlü bilemiyorum.”
“Biri sizden hep aynı konu üzerine özür diliyorsa , aynı olumsuz davranışı yapıp yapıp sürekli özür diliyorsa, yaptığını yapmaya devam edebilmek içindir .”