Sıla

Otuz Milyon Kelime
Puan vermedi·304 syf.··
2023 23. kitabı
"Dil bakımından zengin bir çevre oksijen gibidir. Ondan yeterince alamayan bir insanı görene kadar değerini anlamazsınız" Tipki yeterli yiyecekten yoksun bir bebeğin hayatının ilk üç yılında hayatta kalabilmesi ama hiçbir zaman kendi potansiyel boy uzunluğuna ulaşamaması gibi beyni yeteri kadar dilden yoksun olan bir bebek de hayatta kalır ancak ciddi düzeyde öğrenme güçlüğü yaşar ve asla entelektüel kapasitesine tam olarak ulaşmaz." Hepimiz birçok alanda potansiyelle doğanız ama bu potansiyellere ulaşmamız çabasız olmaz. Tohumlarım, gül, petunya veya ortanca olma potansiyeli gibi her bir çiçeğin nihai güzelliği ve gücü, aldığı bakıma bağlıdır. Bu tohumları karanlık bir bodrum katında çok az suyla büyütmeyi deneyin, o zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız. Kitabın konusuna gelecek olursak, çocugun beyin gelişimde dilin önemi anlatılıyor.İnsan beyninin yüzde seksen beşi 0-3 yaş döneminde oluşuyor, yani zihnin en aktif olduğu dönem Çocuğun beyin gelişimini etkileyen en önemli unsur olarak 0-3 yaş döneminde çocuğun içinde bulunduğu dil ortamı gösteriliyor.Biz ebeveynler olarak çocuklarımızla özellikle bu dönemde ne kadar çok farklı kelime ile konuşursak beyinleri o denli gelişiyor. Tabi ki kitap bununla sınırlı değil. Ayrıca kullandığımız kelimeler kadar çocuklarla konuşma şeklimiz de beyin gelişimlerini etkiliyor. Yani konuşmanın niceliği kadar niteliği de önemli diyor yazar. Kitap kesinlikle okunması gereken bir kitap olmakla birlikte akıcı bir kitap olduğunu söyleyemem. Çünkü bilimsel araştırmalar içeriyor teknik ifadeler çok fazla. Bu nedenle ders çalışır gibi oturup okumanız gereken bir kitap diyebilirim. Kitabın arka kapağında ülkemizin değerli yazarlarının yorumları da yer alıyor..
1000Kitap
Otuz Milyon KelimeDana Suskind · Buzdağı Yayınevi · 20205,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Sıla

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.··
2023 23. kitabı
Dana Suskind
8.5/10 · 5,3bin okunma
Bir Kadın Bir Ses
8/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
Saniye, erkek gibi bir kız' olup babasının gözüne girerek okula gitmeyi başarmıştı; ama tüm mücadelesine rağmen kocasının iç dünyasına girmeyi, onun can yoldaşı olmayı başaramadı.Kocası Saniye'yi kendinden hep uzak tuttu. Otuz yılı aşkın evliliğinde kendi adını kocasının ağzından bir kez bile duymayan Saniye, "Acaba ben gerçekten de yok muyum?" kuşkusuna kapıldı. Tüm duygularını ve özlemlerini şiire döktü.Sadece kendi için değil, bu ülkenin tüm kadınları için yazdı. Yoksam ben Varmışım gibi Canlıymışım gibi Neden acıyor yüreğim Yaş akıtıyor gözlerim. Tereddüt ettiğin zaman duygularını dinle, duygularının saflığından emin olduğun zaman o yönde yürü!" Türkiye "yetişkin çocuklar ülkesi. Bu söz hem kadınlar, hem de erkekler için geçerli.Onlann isimleri Mehmet, Ahmet, Oktay ya da Doğan olduğu gibi, Fatma, Ayşe, Emel ya da Saniye olabilir. Ama hepsinin ortak bir özelliği var. duygusal olgunluğa erişememişlerdir." Doğan Cüceloğlu'nun Saniye Çelik'in zorluklar, acılar ve engellerle dolu yaşamöyküsünü anlattığı bu kitap soru cevap şeklinle ilerliyor. Doğan Cüceloğlu, Saniye Hanım'ın acılarını, yalnızlığını annesinin yaşam öyküsüne benzettiği için kitabı onun anısına armağan ediyor Saniye Çelik'in yaşadıklarını hatta belki daha da kötüsünü yaşayan kadınlarımız var maalesef ve sayılanı da az denemeyecek kadar çok. Kitap söyleşi tarzında ilerlediği için ve hikayenin sonu merak uyandırdığı için oldukça hızlı ilerliyor. Kitabı okurken Saniye hanıma bir yandan çok fazla üzüldüm bir yandan da bu hikayeyi daha farklı bir sonla bitirebilir miydi diye düşünmekten kendimi alamadım. Okurken boğazımın düğümlendiğini hissettiğim bir kitap oldu O yüzden keyifli okumalar dileyemiyorum, ancak kitabı okuyan herkesin kadına bakış açısının olumlu anlamda değişmesini diliyorum
1000Kitap
Bir Kadın Bir SesDoğan Cüceloğlu · Remzi Kitabevi · 20182,193 okunma

Sıla

, bir kitap okudu
8/10
·189 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
Doğan Cüceloğlu
8.7/10 · 2.193 okunma
Vermeyince Mabud, Neylesin Sultan Mahmud
Sultan İkinci Mahmud zamanında "Tikandi Baba Kahvehanesi" vardır. İkinci Mahmud kahvenin neden bu adla anıldığını merak eder. Tebdili kıyafetle Tikandı Baba" namlı kişinin kahvehanesine gelir. Sultan Mahmud, Tikandı Baba'ya neden bu adla anıldığını sorar. O da: "Bir gün rüyamda ihtiyar bir adam gördüm. Çeşmelerle dolu bir sokakta yürümeye başladık Bazı çeşmelerin çok, bazı çeşmelerin az, bazı çeşmelerin ise damlayarak aktığını gördüm. "Neden bu çeşmeler böyle?" diye sordum. Ihtiyar da "çok akan çeşmeler zenginlerin, az akan çeşmeler fakirlerin nasiplerini gösterir" cevabını verdi. Bir kenarda damlayan çeşmenin ise benim nasibim olduğunu söyledi. Bende sinirlendim ve çeşmenin deliğini tıkadım. Rüyayı kahvehanede anlattığımda bana Tikandi Baba' adını verdiler. O gün bu gündür bu adla anılırım" der. İkinci Mahmud üzülür. Ramazan ayı geldiğinde İkinci Mahmud vezirine her akşam göndermek üzere Tikandı Baba için içinde altın olan bir tepsi baklava gönderilmesini emreder. Baklava hazırlanır, içine altın konur, Tikandı Baba'ya yollanır. İkinci Mahmud Ramazanın sonunda tekrar tebdili kıyafet Tikandı Baba Kahvesi'ne gider. Bir de ne görsün, eski tas eski hamam. Tikandı Baba'ya baklavaları ne yaptığını sorar.
1000Kitap