Simgovsky

Azizim! İnsanlar mantığı ne dediklerini seçmek için değil, her dediklerini mantığa uydurmamak için icat etmişler.
Sayfa 136·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Demek oluyor ki, tarihte bazı şahsiyetler, sonu şu veya bu şekilde bitse de bir bakışta idrak dışı olan ülküleri, zaman za­man beşeriyete sunabiliyorlar. Bu ülküler her zaman, hatta kendi hayat­Iarına mal olsa da, kendi peşlerinden yürüyecek milyonları kolayca bu­luyorlar. Gerçi, bu kalenin içinde oturanlar, nazariye olarak "tarihte şahsi­yetlerin rolü"ne büyük kıymet vermezler. Onlara göre tarihte şahsiye­tin rolü, mutlak surette kader tayin edici değildir. Şahsiyet, toplumun talihine tesir eder. Fakat bu tesirin derecesi, toplumun şartları ile sınır­lıdır derler. Hatta şahsiyetin, kendi büyüklüğünü, içinden çıktığı toplu­ma borçlu olduğunu, bunun için de örneğin dahinin, dahi olduğu için cemiyetten bir şey talep etmeye hakkı olmadığını nazari olarak ileri sü­rerler. Bunlar belki doğrudur, belki değildir. Fakat şu da aşikar ki, tarihin şu veya bu devrinde, dünyanın şu veya bu ülkesinde hayal veya idrak gü­cü, çevresiyle hiç de orantılı olmayan öyle davetçiler çıkıyor ki, onların çağrıları dünyanın gidişinde, bazen kader tayin edici tesirlerini yapıyor. Hülasa öyle görünüyor ki, tarihin seli, dinler, ideolojiler, büyük istilalar, büyük keşifler gibi olağanüstü akım veya buluşlarla ve şahsiyetlerin gölgesinde gelişiyor,şekilleniyor. ·
Sayfa 268·Kitabı okudu
Yolumuzu, biz mi tayin ederiz? Yoksa birtakım eller, çıktığımız yolculukta bi­zi, kendi şartlarına ve kanunlarına gö­re, bu şartların çizdigi istikametlere doğ­ru mu iterler?

Simgovsky

, bir kitap okudu
5/10
·167 syf.·
Beğendi
·
9 günde okudu
·
2022 39. kitabı
Müfide Ferit Tek
7.8/10 · 699 okunma
Bu­dizm'in temeli, insanın var oluşunun, onun acı ve eleminin kayna­ğı olduğu inanışına dayanır. "Buda'ya göre birey olmak, sınırlanmış olmak demektir". Sınırlanmış olan insan, sınırsız olanı arzu eder. Arzu ise acı ve elemin kaynağıdır; çünkü her arzu sınırlı ve geçici­ dir. Acı ve elemlerden kurtulmak için önce arzulardan kurtulmak gerekir. Bunun içinde türlü aşamalardan geçmek gerekir. Bütün bunlardan geçip arzu duymayı aştıktan sonra insan, arzunun tat­minsizliği veya geçiciliğinden doğan acı ve elemleri de artık duy­maz olur ve Nirvana'ya ulaşır.