âlem benim hakkımda ne derse desin,en deliler arasında bile deliliğin kötü bir ünü olduğunu bilmez değilim,buna rağmen iddia ediyorum,ilahi gücüyle hem tanrıları hem de insanları neşelendiren tek varlık benim,sadece ben.bunun en büyük kanıtı,bir konuşma yapmak için şu insan kaynayan kalabalığa adımımı attığım anda,aniden herkesin yüzünün tuhaf ve alışılmadık bir sevinçle ışıldaması,çatık kaşların birdenbire çözülmesi ve neşeli,içten kahkahalarla alkışlanmam.
Afrikalı yerlilerin elbiseleri yoktur. Emperyalistler normal yollarla onların zevklerini değiştiremezler; dolayısıyla yerli halk kendi bez parçalarını üzerilerinden çıkarıp ithal malı kumaş ve bezleri örtünmezler. Öyleyse oraya önce kilise gitmeli ve onları Tanrı’nın ve İncil’in dinine inandırarak hidayete erdirmeli! Bu durumda namus ve haya kavramlarının ne anlama geldiğini öğrenen Afrikalılar mecburen kalmalı ve elbise giymeli! Bütün bu çabalar, Longshair ile Manchester mencusat ürünlerinin Afrika’ya girişine uygun bir zemin hazırlayabilmek için sarfedilmiştir.