Bir yüzün güzelliği tebessümde yatar diye düşünüyorum: eğer gülümseme yüzü daha da çekici kılıyorsa, o güzel bir yüzdür; eğer tebessüme rağmen yüz aynı kalıp değişmiyorsa, sıradan bir yüzdür; eğer tebessüm güzelliği bozuyorsa, o yüz çirkindir.bir yüzün güzelliği tebessümde yatar diye düşünüyorum: eğer gülümseme yüzü daha da çekici kılıyorsa, o güzel bir yüzdür; eğer tebessüme rağmen yüz aynı kalıp değişmiyorsa, sıradan bir yüzdür; eğer tebessüm güzelliği bozuyorsa, o yüz çirkindir.
Büyükler sayılara bayılırlar. yeni bir arkadaş edindiniz diyelim; onun hakkında hiçbir zaman asıl sormaları gerekenleri sormazlar. "sen nasılsın" demezler örneğin. ya da "hangi oyunları sever?" "kelebek koleksiyonu var mı" diye sormazlar. onun yerine "kaç yaşında?" derler. "kaç kardeşi var? kaç kilo? babası kaç para kazanıyor?", bu bilgilerle tanıyabileceklerini sanırlar arkadaşınızı. Eğer büyüklere "güzel bir ev gördüm, kırmızı kiremitli, pencerelerinde saksılar, damında ise kumrular var" derseniz, nasıl bir evden söz etmekte olduğunuzu bir türlü anlamazlar.
Bir insanı öldürdüğün zaman bir yaşam çalarsın. Karısını bir kocadan, çocukları bir babadan mahrum edersin. Yalan söylediğin zaman bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. Aldattığın zaman bir insanın doğruluk adalet hakkını elinden alırsın. Çalmaktan büyük bir kötülük yoktur
Herkes aşık olduğunu sanabilir ama yaratılışında aşk yeteneği olanların aşkı daha başka olacaktır. Tıpkı herkesin şiir yazması ama gerçek şair olamaması gibi.
-Perdeyi açabilir misin?
-Başın ağrımaz mı?
-Sanırım ağrımayacak.
İçerisi ışıkla doldu, gökyüzünün güzelim bir parçası göründü. Gökyüzüne bakınca yine ağlamaya başladım.
-N'oldu Zeze? Baksana gökyüzü ne güzel, masmavi. Bebek isa senin için yapmış. Bugün bana kendisi söyledi...
Gökyüzünün benim için ne anlama geldiğini bilmiyordu.