Duygu Asena bu kez kendine özgü diliyle kısa öykülerden oluşan bir kitapla çıktı karşıma. Kullandığı dil akıcı, öyküleri hayatın içinden oldukça çarpıcı.
Kesinlikle her kadının,her erkeğin okuması gereken bir kitap.Duygu Asena kitabın adına ''Kadının Adı Yok'' demiş, evet gerçekten de kitaptaki kadının adı yok! Sokakta,evde,iş yerinde,okulda,arkadaş ortamında her yerde var bu kadınlar her yerde varız.Önce baba baskısı , ardından koca baskısı , sonra iş hayatında mobbinglere maruz kalan kadınlar... Bir de üstüne diğer kadınların baskısı...Kadın olmayı en güzel şekilde anlatmış bu kitap.Yazacak, anlatacak o kadar şey var ki kitap hakkında ama okumanız çok daha etkileyecektir.
Ne yazacağımı pek bilmeden başlıyorum aslında yazmaya. Kitap o kadar yoğun bir kurmacayla dolu ki, uzun zamandır böyle kafa karıştırıcı, bilinci bulandırıcı bir kitap okumadığımı söyleyebilirim. Evet 700 sayfalık oldukça uzun bir roman ve bir çırpıda bitirdim de diyemeyeceğim. Gerçekten zor bir roman olduğunu kabul etmek gerekiyor. Yazarın kurgusu o kadar etkileyici ki okurken bilincinizin bulanacağına, karakteri içselleştireceğinize emin olabilirsiniz. John Fowles' ın okuduğum ilk romanı ama son olmayacağı kesin.
Kitap çok yönlü bir kitap.Ana planda bir aşk hikayesi islenirken,kitabin arka planinda Istanbul'un 1969~2012 yılları arasında geçirdiği değişimi bir çok yönüyle görmek mümkün. Kitapta bu yıllar arasında kırsal kesimden İstanbul' a gelen insanların yaşadıkları,yasayabilecekleri olaylar çok samimi ve okuru içine çeken bir üslupla anlatılmış. Yazarın baska kitaplarında da görebileceğimiz kendinizi kurgunun içinde bulma hissiyatı bu kitapta da en üst düzeylerde. Dönemin ekonomik yapısını, şehir hayatını, gecekondu mahallerinde yaşayan insanların aile hayatını merak eden okurlar, bu oldukça başarılı tasvirleri olan ve araya da aşk hikayesi serpiştirilmiş kitabı okumaktan zevk alacaklardır.
Yazar henüz 20 yaşında çok genç bir yazar.Bundan dolayı olabilir ki tecrübesi biraz az kalmış gibi.Aşk üzerine klişeleşmiş düşünceler görmek artık bana pek çekici gelmese de kafa dağıtmak için okunabilecek bir kitap.Ayrıca yazarın deneme tarzında değil de hikaye ya da roman tarzında daha başarılı olabileceği kitaptaki hikayelerden göze çarpıyor,denemelerinde yazar çok fazla tekrara düşmüş.