Öncelikle ilk incelememi yazacağım için biraz heyecanlıyım :)
Nereden başlasam nasıl başlasam gerçekten bilemiyorum. Kitap için tek bir kelime kullansam sarsıcı olurdu bu sanırım. Bazı gerçekler vardır hayatta hani bilirsiniz bir yerlerde onların yaşandığını ama hissedemezsiniz anlayamazsınız. Yazar bu gerçekleri tüm netliğiyle ele almış. Ve bu netlik sarsıyor esasında. Çünkü hiçbirimiz alışık değiliz gerçeğin yüzümüze bu kadar sert çarpılmasına. Gerçekten kitabı kaldıramadığım anlar oldu. Bırakmamak için çok uğraştım. Ve iyi ki uğraşmışım diyorum çünkü bu kitap hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını hatırlattı bana. Biraz ağır gelebilir ama ben bazı gerçeklerin bizi sarsması gerektiğini düşünüyorum.
"Çünkü derdi korku değildi, korkuyu beklemekti. Ve korkuyu beklemek, korkudan beterdi."
"İçimde neler olduğunu hissetmiyor musunuz? Anlamıyor musunuz? Konuşmakta bile güçlük çekiyorum. Tam şuramda... verin elinizi, tam şuramda bir şey, taş gibi ağır bir şey duruyor, derin bir acı duyuyormuşum gibi. Garip değil mi, acı da, sevinç de insanda aynı etkiyi yapıyor; soluğumuz kesiliyor, insanın ağlayası geliyor. Ağlasam belki rahatlarım; tıpkı büyük acılarda olduğu gibi..."