Doğa kılını bile kıpırdatmadan, kurallarını işleterek insanların ayak izlerini siliverir. Bakın Homeros aynı meseleye nasıl değiniyor: “Kış günlerinde kar tanecikleri lala lapa yağar. Rüzgâr dinmiştir ve kar, dağları, tepeleri, nilüfer çiçeklerinin boyattığı ovaları, ekilip biçilmiş tarlaları kaplayarak kesintisiz yağmaya devam eder ve köpürmekte olan denizin kıyılarına, koylarını inse de dalgalara çarparak usulca çözünür.” Nasıl durgun yaz mevsiminde bitkiler tapınakların saçaklarına, kalelerin kulelerine usul usul tırmanıyorsa, kar da her şeyi düzleyip doğanın koynunda sarıp sarmalar ve işte bu sayede, doğa insan sanatına üstün gelir.