Uzun zaman sonra Stephen King okumanın keyfiyle başlamak istiyorum yazıma Ortaokul yıllarımdan beri okuduğum ve hayran olduğum bir yazardır Stephen King. Haftasonu Kadıköy’de bir sahafta “Hayatı Emen Karanlık” kitabının ilk baskısını görünce hemen aldım tabii ki.
En sevdiğim korku yazarıdır King. Normalde korku filmi sevmeyen ben konu kitaplar olunca korku kitabı okumayı byılıyorum. Dean Kontz, Grange, Lovecraft… birçok farklı korku yazarı okudum ama her zaman favorim Stephen King’tir.
Bu kitabına gelince yine çok iyi bir konuyla çıkıyır okuyucunun karşısına Stephen King. Romanın başkahramanı Tadd Beaumont 12 yaşında serçelerin seslerini duyduktan sonra kriz geçiren bir yazar adayıdır. Yapılan muayene sonucu beyninde tümör olduğu anlaşılır ve ameliyat ile tümör alınır. Yıllar sonra yazar olan başkahramanımızın takma isimle yazdığı romanlar çok satar ama bir süre sonra takma isminden vazgeçmeye kendi adıyla yazmaya karar verir. Sonrasında takma isminden vazgeçmesine sebep ve aracı olanlar öldürülmeye başlar. Çocukluğunda geçirdiği ameliyat ve takma ismi karşısına ne şekilde çıkacak, serçelerin bu işte rolü ne, onun ipucunu vermeyeyim, okuyun
Tabii ki bir Stephen King romanı eleştirmek istemem, yapamam da. Hayatı Emen Karanlık diğer romanları gibi güçlü betimlemelerle doluydu. Özellikle cinayetin işlendiği bölümlerde betimlemeler fazla canlıydı. Sadece kurguda arada boşluklar olduğunu düşünüyorum.bazı noktalarda bağlantılar tam kurulmamıştı. Ama her sayfasında Stephen King zekası kendini gösteriyordu. Sanırım kitaplarından hiçbir zaman vazgeçemeyeceğim.