Kırık Rahvan, masalla gerçek arasındaki çizgiyi kaldıran bir kitap.Olay örgüsünün yanında anlatının yürüyüşüyle de dikkat çeken, geçmişin ritmini taşıyan bir dille okura hitap eden bir kitap. Öykü, Hamamcı Basri’nin feci şekilde dövülmesiyle başlar. Ve ilerleyen sayfalarda Basri’nin geçmişini , Noksan Nuri’nin kızı Karanfil’in intikam planlarını, Mecburcu İşmar’ı, Karagözcü Civan’ı, Basri’nin oğlu gemici Canzade’yi, İskarmoz Çelebi’yi, gizemli rüyaları, ölümsüzlük sırrının peşinde olan Medet’i öğreniriz. Yazar geçmişle bugün, gerçekle masal arasında gidip gelerek çok katmanlı bir anlatı dünyası kuruyor adeta. Bununla birlikte olayları ilerletmekten ziyade parça parça vermeyi, farklı yollardan yürütmeyi tercih ediyor. Ve okur her bölümde hoş tesadüflerle tatlı bir şaşkınlık yaşıyor.Karakterlerin farklı öykülerde birbirine dokunması mesela. Ancak bunlar o kadar güzel verilmiş ki bu metni gerçeklikten uzaklaştırmıyor, aksine gerçeği farklı yerlerden bize anlatıyor. Kitabın çok sevdiğim bir tarafı da İstanbul’daki gerçek tarihi mekanların varlığı. (Üsküdar, Ağa Hamamı, Sirkeci Büyük Postane, Silahtarağa Elektrik Santrali,Lângă, İskender Baba Türbesi, Selamsız, Bülbülderesi, Ahırkapı, Sarayburnu…) Gerçek mekanlar, kitabın masalsı yapısına farklı bir tat katıyor. Ve okuma yolculuğumuz boyunca İstanbul hem tarihsel hem de düşsel bir mekan olarak bize eşlik ediyor. Farklı bir okuma deneyimi yaşamak isterseniz Kırık Rahvan güzel bir seçim.