"Tanrı yardımcın olsun çocuk.Benim evladım olsaydın seni asla yabancı bir evde bir başına bırakmazdım."Kitabın beni benden alan cümleleri bunlar oldu.Küçücük bir kızın sıcak aile ortamını,yabanci bir ailenin yanında yaşaması ne acı.Aile, yuva, aidiyet duygusu tertemiz, saf bir çocuğun gözünden nasıl da güzel anlatılmış.Behlül Dündar'ı şahane çevirisiyle Jaguar yayınlarından okuduğum kitabı mutlaka tavsiye ediyorum.
Emanet ÇocukClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20258,2bin okunma
2018 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk'un Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde romanını Söyleşi Yorum ekibiyle Mutlu Özçelik arkadaşımızın yonlendiriciliginde okudum.Kitabın adı İngiliz şair ressam William Blake'in bir dizisinden alınmış:"Dünya acıyla dolu bir hapishanedir, öyle inşa edilmiştir ki yaşamak için insanın diğerlerine acı çektirmesi gerekir."Romanın konusuna gelince...Polonya'nın bir köyünde yaşayan,astrolojiyle ilgilenen, şiir çevirileri yapan bir öğretmenin , öldürülen hayvanlar için yaptigi mücadelesini okuyoruz.Insanlarla iyi ilişkiler kuramayan, hayvanlara daha yakın olan kahramanımız herkese, her şeye bir isim takar.Hatta kendine de adıyla hitap edilmesinden hoşlanmaz Köyde ardı ardına gerçekleşen ölümler korkuyla karşılanır.Kahramanimiz ise bunu, avlanan hayvanların intikamı olarak yorumlar.Romanda hayvansever kahramanın, avlanmaya ve avcılığı yönelik mesajları dikkat çekiciydi.Yazarin bu konudaki görüşlerine katılmamak mümkün değil.