(Spoiler içerir) Yüz Gün, İsviçreli tiyatro yazarı Lukas Barfuss’un ilk romanı. Yüz Gün, tarihin karanlık sayfalarını aralayan, bir soykırımın insanlıkdışı tarafını anlatan bir roman. Olaylar 1994 yılında Ruanda’da geçer. İsviçreli David, İsviçre Kalkınma ve İnsani Yardım Teşkilatı görevlisi olarak Ruanda’da Kigali şehrinde görevlidir. Ve orada yüz gün boyunca adeta bir vahşeti yaşar. Yönetimi elinde tutan Hutuların, insan olarak görmedikleri Tutsileri vahşice öldürmelerine, cesetleri lağımlara atmalarına tanık olur. David’in Brüksel’de eğitim gören yerli sevgilisi Agathe, ülkesinde kalmak istemez, Brüksel’e dönme hayalleri kurar. Yüz günlük korkunç soykırımın sonunda güzel Agathe kolera yüzünden tanınmayacak hale gelecektir. David, daha önce tanıdığı bir isyancı sayesinde hayatta kalır ve David şu çok dikkat çekici sözlerle bitirir bu acı hikayeyi: “Hayır, ortalığı kan gölüne çevirenlerden değiliz biz. Bunu başkaları yapar. Biz kan gölünde yüzeriz. Yukarıda kalmak, boğulmamak için nasıl hareket edeceğimizi çok iyi biliriz.”