Leyla Yolalan

Leyla Yolalan
@Simurg39
Leyla Yolalan
Puan vermedi·132 syf.··
2026 14. kitabı
Sendrom Pavyonu’nda anlatıcı, bizi şehirlerarası bir yolculuğa çıkarır: Eskişehir, Samandağ, Ankara, İstiklal, Datça, İğneada, İzmir, Ayvalık, Stockholm, Antalya…Ama bavul hazırlamaz, zihnini toplar ve yola öylece çıkar.Ama bu roman,bir seyahatin romanı değildir.Olaylar bilinç akışı tekniğiyle ilerler ve okuru durağan bir olay örgüsünden çok, dalgalı bir zihin coğrafyasına davet eder. Zaman kırılır, anılar şimdinin içine sızar, düşünceler birbirine çarpar.Anlatıcı farklı şehirlere yol aldıkça kendi iç eşiklerinden geçer. Her şehir hem tanıdık hem farklı bir dünya, bir hatırlamadır. Bu yönüyle roman bir seyahatten çok bir psikolojik çözümleme okuması sunar okura. Romanın bence en güzel tarafı,romanın adındaki iki kavram etrafında örülen anlam katmanıdır: “sendrom” ve “pavyon” Bu isim tesadüfen seçilmiş değil diye düşünmüştüm. Yazarla yaptığımız söyleşide, yazarın bu adı seçmesinin bizi şaşırtan hikayesini dinlemek ayrıca çok özel bir andı. Yazarın dil üzerinde çok uğraştığını da söylemek isterim. Roman boyunca “ne” değil de “ nasıl” anlatma kaygısı taşıdığını hissedebilirsiniz.Yazarın üslubu, okurda bir hikâye dinlemekten çok bir zihnin içine sızma hissi uyandırıyor. Bu durum romanı kolay okunan bir metin olmaktan çıkarıyor ama tam da bu yüzden etkileyici kılıyor.
Roman
Sendrom PavyonuMete Karagöl · Mahal Edebiyat Yayınları · 202516 okunma
Reklam

Leyla Yolalan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·101 syf.··
2026 13. kitabı
Şebnem İşigüzel
6.9/10 · 291 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi·101 syf.··
2026 13. kitabı
Hanene Ay Doğacak, Şebnem İşigüzel’in 1993 yılında yazdığı, aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü kazanan, daha ilk öyküden itibaren okuru hazırlıksız yakalayan, işlediği konularla sarsıcı ve rahatsız edici bir kitap. Aile, beden, mahremiyet, intihar, terk etme, çocukluk ve arzu gibi kavramlar bilinçli biçimde yerinden edilir ve okur güvenli bir mesafede duramaz. Yazar, ensest gibi en karanlık, en suskun bırakılmış alanlara bakmaktan kaçınmaz; aksine bu alanları edebiyatın merkezine çeker. Bu nedenle kitap, kolay okunan değil, okundukça iç daraltan, insanın boğazında düğüm bırakan bir etki yaratır. Yazar, tüm öykülerde okura karanlık ve konuşulması zor bölgelerden seslenir; okuru rahatlatmayı ya da ahlaki bir ders vermeyi tercih etmez. Aksine, okuru metnin içine çeker ve büyük bir rahatsızlıkla baş başa bırakır.Bilinç akışı tekniğini çok başarılı bulduğum Tabut öyküsünden bahsetmek istiyorum. Bir yakını tarafından sinemada istismara maruz kalan küçük bir kızın, sinemanın tavanının çökmesi ve altında kalmayı dilemesiyle son derece dokunaklı bir yere ulaşır. Yıllar sonra, mülteci sevgilisini bir tabutun içine gizleyerek kaçırmak isterken tren kondüktörün feneri ile geçmişteki sinema feneri arasında kurulan bağ, güçlü bir sinematografik geçiş yaratır. Bu geçiş, yalnızca mekânlar arasında değil, bilinç katmanları arasında da kurulmuş bir akış hissi verir. Uzun lafın kısası kitabın adıyla ters köşe olan öyküler okumak isterseniz bu kitap biçilmiş kaftan.
1000Kitap
Hanene Ay DoğacakŞebnem İşigüzel · İletişim Yayınları · 2006291 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi·120 syf.··
2026 12. kitabı
Mustafa Mestur, modern İran edebiyatının ödüllü yazarlarından. Mümkün Olanın En İyisi için “şehirlerin hikayeleri” Mustafa Mestur için de “şehirlerin yazarı” diyebiliriz. Çünkü yazar altı öyküyü altı
1000Kitap
Mümkün Olanın En İyisiMustafa Mestur · Büyüyenay Yayınları · 201817 okunma