Filistinli yazar Gassan Kanafani, Güneşteki Adamlar’da yalnızca Filistin edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en sarsıcı mültecilik hikayelerinden birini anlatıyor. Roman, Kuveyt’e kaçarak yeni bir hayata başlamayı umut eden üç Filistinlinin—Ebu Kays, Esad ve Mervan’ın—çölde geçen yolculuğu üzerinden ilerler. Onları taşıyan su tankı, yalnızca fiziksel bir mekân değil; hem umudun hem çaresizliğin hem de ölümün sembolüdür. Okur, karakterlerin geçmişlerine yapılan geri dönüşlerle de onların yoksunluklarını, zorlu yaşamlarını ve hayata tutunma çabalarını öğrenir. Her biri başka bir yerinden yaralıdır ve ortak bir kaderi yaşayacaklardır.Kanafani, Filistin halkının yaşadığı zorlu hayatı, insan bedeninin sınırları üzerinden anlatır. Su tankındaki sıcak, yalnızca çöl güneşinin değil; dünyanın kayıtsızlığının da yakıcı bir simgesidir. Finalde sorulan o meşhur soru “Neden duvarlara vurmadınız?”okurun vicdanında yankılanan bir hesaplaşmaya dönüşür.
Kanafani, yetmiş üç sayfalık bir kitapta, büyük bir tarihsel acıyı, evrensel bir insanlık meselesine dönüştürmeyi başarıyor.