Sara Mesa'nın "Aile" romanı, dışarıdan bakıldığında kusursuz gibi görünen bir evin içindeki görünmez şiddetin ve kontrol arzusunun anatomisini çıkarıyor.
Roman, otoriter, sabit fikirli ve arkaik ilkelere sahip bir baba figürü ile onun boyun eğmekle yükümlü anneden ve dört çocuktan oluşan ailenin yaşadığı ilişkiler krizine odaklanıyor. Babanın "Bu ailede sır olmaz!" şeklinde kurduğu mutlak otoriteye rağmen, aslında aile sırlar, utançlar, yalanlar, sessizlikler, kaygılar ve kaçış planlarıyla dolu bir sofra etrafında toplanmıştır.
Yazar, soğukkanlı ve keskin anlatımıyla kişisel bağları ve krizleri derinlemesine inceliyor. Romanda, kurumsallaşmış hükmetme arzusunun ve kontrolün, ailenin gündelik yaşamındaki yansımaları bir cerrah titizliğiyle gözler önüne seriliyor. Sara Mesa, duygusal kopuşları ve içsel yaraları korkusuzca masaya yatırarak, hem okura tanıdık gelen hem de kaçmak istenilen çatışmalara tanıklık etme fırsatı sunuyor. "Aile", mutsuzluk üreten mutsuz otoritenin beyhudeliğine ve çatırdarken çıkardığı yırtıcı sese odaklanan bir roman olarak özetlenebilir.