Yüz Gün

Lukas Barfuss
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
165
Basım Tarihi:
2010
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9789753427470
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·165 syf.·
2025 116. kitabı
“Hayır ortalığı kan gölüne çevirenlerden değiliz biz. Bunu başkaları yapar. Biz kan gölünde yüzeriz.” Biz büyük bir yalanın paydaşlarıyız: İnsanlık. Ne büyük bir aldatmaca, ne büyük bir gösteri. Büyük bir yalan çünkü nirengi noktaları sabit değil. Belirlenebilmiş ortak paydaları varmış gibi olsa da o kadar göreli ki. Yaşam hakkı en basiti. Kimin yaşam hakkı kutsal herkesin mi? Değil. Sadece o zamanki ahlaki kurallara uyanların ve sisteme dahil olanların yaşam hakkı bir kısmına göre kutsal. Yaşadığımız savaşlar en iyi örnek. Yaşam hakkı ortak bir payda sağlamadı. Ahlak ise tam bir muamma. Felsefe tarihi ahlak nedir sorusuna verilen veya verilemeyen cevaplarla dolu. Vicdan, özgürlük, sanat gibi kavramlarda da bir birlik sağlanmış değil. Kocaman bir laf mesela insan hakları evrensel bildirgesi. Koca bir düzmece. Yalanlar iki yüzlü çıkarcı tavırlarla oluşturduğumuz tüm sistemler bir şekilde kanla besleniyor. Ve işin en ilginç yanı “kötülüğün sıradanlığı”. Kötülük ise yine göreceli ama bir gerçeği var ki kötülük iyi niyetle örülü. Sıradan sistemler ve çarklar kurarken kötülüğü yok etmeyiz bilakis kötülük potansiyeli yaratırız. “Kötülüğün en sevdiği şey, alınan bir önleme harfiyen uyulmasıdır.” Kitap 1994 Ruanda’da yaşanan ve batılı sömürgeci güçlerin kendi elleriyle yaratıp sonra seyre daldıkları bir katliamı anlatıyor. Bir batılı gözüyle olsada kendini taça atan bir batılıdan çok günaha batmış bir batılı gözüyle anlatıyor. Bir aşk uğruna gitmeyi reddettiği ülkede katliamla birlikte değişen bir insan profili çiziyor. Yüce insanlık uğruna kendini feda etmeye geldiği ülkede tamamen çıkarlarını savunan katillerle işbirliği yapıp ölümlere seyirci kalan bir batılıyı anlatıyor. Seks ile şiddetin benzerliğini ortaya koyarken bedensel varlığımızın doğanın bir parçası çürüyebilen
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
Beğendi
·
2020 106. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2020 17:08
Yüz Gün tiyatro yazarı olan Lukas Barfuss’un ilk romanı.İsviçre Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı bünyesinde Ruanda’da görev yapan David, Tutsiler ve Hutular arasında tırmanan gerilime, gerilim sonrası ortaya çıkan katliama adım adım tanıklık eder. Yüz gün içinde 800.000 Tutsi ve ılımlı Hutu öldürülür.Afrika’nın kanını emen Avrupa devletleri bu büyük katliama sessiz kalır. Hatta yardım adı altında kışkırtmaya kadar vardırırlar işi. Kitapta, duygu aktarımı konusunda sorun varmış gibi hissediyorsunuz ama sonra şöyle düşünüyorsunuz. Belki de baş karakter David’in şahsında Avrupalıların tepkisizliği, vurdumduymazlığı böyle verilmeliydi. Yaşanan bu büyük trajedi karşısında sakinliğini koruyan, katliamcılardan olan sevgilisinin peşinde koşan David’e tokat atasım geldi.
Edebiyat
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
5/10
·165 syf.··
Beğendi
·
2020 109. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2020 23:01
YÜZ GÜN Afrikanın verimsiz topraklarında, bugün bile çoğumuzun haritada yerini bilmediği, bulamayacağı Ruanda'da 1994 yılında traihinğn en büyük soykırımlarından biri yaşandı.. Hutu'lar yüz gğn gibi kısa bir süre içerisinde çoğunluğu Tutsi'lerden ve bir kısmıda ılımlı Hutu'lardan oluşan 100.000 kişiyi katlettiler. Batılı ülkeler, adalet, insan hakları gibi kavramları yaşam biçimi haline getirmiş pek çok Avrupa ülkesi bu olaya sessiz kaldı. Kahramanımız David ise adaletsizliğe, ırkçılığa tepki gösteren, insan hayatını çoğu şeyin üzerinde tutan biridir. Üye olduğu teşkilatla birlikte ülkenin başkentine gelerek çalışmalara başlar ancak kısa zamanda teşkilatta yaptıkları işler ile kendi değer yargılarının çatıştığını görür ama artık çok geçtir. Katliam başladığında yabancılar ülkeden tahliye edilirken David son uçapa bünmeyi reddederek ülkede kalır ve katliama yakından tanıklık eder. İlk başta gayet güzel başlayan daha sonra ise konunun gittikçe dağılması gereksiz detayların ön plana çıkarılmasıyla sıkıcı hale gelen bir kitap okudum. Kitap duygu yönğnden baya eksik. Böyle dümdüz bir anlatım 0 duygu diyebilirim. Asıl mesleği tiyatro metinleri yazmak olan Lukas Bärfuss'un özellikle duygusuz yazdığını aslında Avrupa 'nın olay karşısında tepkisizliğini vurgulamak üzere böyle bir yol seçtiğini söyleyen yorumlar okudum. Böyle bir konuyu duygu katmadan yavan bir şekilde anlatmak kitaba, konuya, yaşanan olaylara saygısızlık olur bence. Tarihsel gerçeklik seven pek çok kişinin büyük bir hevesle başlayıp hayal kırıklığıyla bitireceği bir kitap sanırım...
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
10/10
·165 syf.··
Beğendi
·
2020 137. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2020 13:43
Insanlık tarihinin en karanlık olaylarından biri olan Rwanda katliamını, bu katliamda büyük rol oynayan Avrupa kökenli kalkınma örgütlerinden birinin çalışanının gözünden anlatan, oldukça karanlık ama bir o kadar da akıcı bir roman. Avrupa düşünce ekolünün her şeyi ve hatta herkesi kategorize etme eğiliminin, batı-merkezci humanizm yaklaşımının ve yardım adı altında gerçekleşen kışkırtmanın insanlık tarihinde açtığı bir başka yarayı, duygu sömürüsü yapmadan, oldukça yalın bir dille aktarmış yazar. Büyük beklentilerle başlamamıştım ancak hem üstünkörü bilgi sahibi olduğum bir konuda aydınlandım hem de yazarın sade fakat güçlü kalemine hayran kaldım. Kesinlikle okunması gereken bir yapıt.
Edebiyat
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
2021 41. kitabı
Ruanda'daki iç savaşın en kanlı olaylarının geçtiği zaman diliminde, bir Avrupalı'nın gözünden geçen yüz günün hikayesi. Bir katliamı adım adım okuyup, yaşananlara tepkisiz bir baş karakter üzerinden buhranlara sürükleyen bir temposu mevcut. Kitap bitip serinkanlılıkla düşünüldüğünde bu tercihin bilinçli olduğunu fark ediyoruz. Yaşananların sertliği de o zaman daha açık bir şekilde fark ediliyor. Tıpkı bu dünya gibi; birileri hep seyirci kalmaya devam ediyor...
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
7/10
·165 syf.··
2018 17. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2018 01:45
1994'te Ruanda'da yaşanan soykırımı ele almış bir eser olan kitap aslında aralarında hiçbir sınıfsal fark olmadığı halde halkın Hutu ve Tutsi olarak ikiye bölünmesi ve yıllar sonra bu bölünmeden doğan iç savaşı konu almış (kitapta neden olduğunu anlayamadım ama bu sınıfları uzun ve kısa olarak ayırmış yazar). Romandaki karakterimiz David; Ruanda'ya "kalkınma amaçlı yardımda bulunan" İsviçre Kalkınma Teşkilatı'nda görevli bir memur. İç savaş başladığında tüm kalkınma teşkilat üyeleri tahliye edilirken sevgilisini son kez görme umudundan çok ona aslında korkak bir beyaz olmadığını kanıtlamak için son tahliye uçağına binmeyi reddetmiş ancak 100 günün sonunda yüzlerce insanın ölümüne şahit olduktan sonra kendi ülkesi de dahil olmak üzere bütün devletlerin bu vahşete seyirci kalışının en büyük tanığı olmuştur. Eğer sizin de tarihe ilginiz varsa ve tarihi, ansiklopedilerden değil de romanlardan öğrenmeye daha çok yatkınsanız okumanız gereken bir kitap :)
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
5/10
·165 syf.··
2020 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 00:33
Ruanda katliamını çok merak etmem nedeniyle büyük umitlerle satın almış olduğum kitap. Karakterlerin yüzeysel hayatları katliamdan daha çok ön planda. Benim gibi katilam hakkında bilgi edinmek amacıyla okuyacaksınız şayet okumayın tam anlamıyla zaman kaybı olur sizin için
1000Kitap
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi·165 syf.··
2026 15. kitabı
(Spoiler içerir) Yüz Gün, İsviçreli tiyatro yazarı Lukas Barfuss’un ilk romanı. Yüz Gün, tarihin karanlık sayfalarını aralayan, bir soykırımın insanlıkdışı tarafını anlatan bir roman. Olaylar 1994 yılında Ruanda’da geçer. İsviçreli David, İsviçre Kalkınma ve İnsani Yardım Teşkilatı görevlisi olarak Ruanda’da Kigali şehrinde görevlidir. Ve orada yüz gün boyunca adeta bir vahşeti yaşar. Yönetimi elinde tutan Hutuların, insan olarak görmedikleri Tutsileri vahşice öldürmelerine, cesetleri lağımlara atmalarına tanık olur. David’in Brüksel’de eğitim gören yerli sevgilisi Agathe, ülkesinde kalmak istemez, Brüksel’e dönme hayalleri kurar. Yüz günlük korkunç soykırımın sonunda güzel Agathe kolera yüzünden tanınmayacak hale gelecektir. David, daha önce tanıdığı bir isyancı sayesinde hayatta kalır ve David şu çok dikkat çekici sözlerle bitirir bu acı hikayeyi: “Hayır, ortalığı kan gölüne çevirenlerden değiliz biz. Bunu başkaları yapar. Biz kan gölünde yüzeriz. Yukarıda kalmak, boğulmamak için nasıl hareket edeceğimizi çok iyi biliriz.”
Roman
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
Puan vermedi·165 syf.··
2022 83. kitabı
Yüz Gün'ün arka kapağını az önce kapattım. Lukas Bärfuss'un tarihten beslenerek kaleme aldığı bu kitapta; Ruanda Soykırımı'na Avrupai duruşun soğuk rüzgârı sirayet ediyor. Nisan 1994'te yüz gün süren katliam sürecinde 800.000 Tutsi ve bir kısım Hutu'ların da öldürüldüğü biliniyorsa kitabın genel ruh halini kestirmek hiç de zor olmuyor. İlk sayfalarda büyük bir merakla okuduğum kitapta kurgusal karakter David'e olan antipatik tutumlarımı dile getirmezsem olmaz. Aslında David'e baktığımızda onda Avrupa’nın ve Batı insanının gerçek yüzünü görmemek imkansız. David, Ruanda'nın başkenti Kigali'de bir teşkilat çalışanıdır. Yabancıların tahliye edileceği uçağı binemeyince bölgede yaşananlara tanıklık eder. Başından geçen bu yüz günlük süreç, onu insanlığın acımasız tarafıyla karşılaştırır ve değişmesine sebep olur. Yine de onun bu sarsıcı yaşamı, yaşananlara sadece seyirci kalıp katliam karşıtı bir tutum sergilememesi karşısında yumuşatmıyor. Aksine okuru huzursuz ediyor. Tiyatro yazarı Lukas Bärfuss'un Yüz Gün isimli bu kitabını, yarı kurgu bir eser olmasını göz önünde bulundurarak kimi yönleriyle belgesel roman kategorisine eklemek isterim.
Edebiyat
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
8/10
·165 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
1994’te Ruanda’da sekiz yüz bin kişinin ölümüne yol açan ve Batılı ülkelerin seyirci kaldığı katliamı anlatıyor Yüz Gün’de. Her türlü ırkçılık ve adaletsizliğe tepki göstermeye çalışan David, bu hislerle, Ruanda’da otuz yıldır faaliyet gösteren İsviçre Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı’na katılarak ülkenin başkenti Kigali’ye gelir. Ülkede konuşulan dili bilen kimsenin olmadığı Teşkilat mensuplarının mevcut iktidarla aralarını iyi tutmaya çalışarak, etliye sütlüye bulaşmadan sürdürdükleri faaliyetlerin rutinliğinden kısa zamanda hayal kırıklığına uğrar, Teşkilat’ı ve kendi işlevini sorgulamaya başlar. Menfaatleri söz konusu olunca bilfiil suç ortağına dönüşür. 30 yıl önce Afrika’yı sömürenler iç savaşı çıkarıp 800000 kişinin 100 günde ölümüne göz yumdu. Sene 2024 Filistin’de yaşanan katliama dünya yine göz yumuyor. “Beyaz Adam” mutlu olsun yeter ki! 🩵Yıkılmış bir adam böyle mi görünür? 🩵En kötüsü açlık ve susuzluk değildi, en kötüsü karanlıktı. 🩵Boyun üzüntünün kapağıdır. İnsanı acılar değil anılar öldürür. 🩵Düşmanının kaybını bir inekle telafi eden tüm sürüsünü kaybeder. 🩵Korkunun ne kadar baştan çıkarıcı olduğunu bilmiyorduk, ne kadar hızla yayıldığından haberimiz yoktu. 🩵Acele eden Tanrı’ya daha çabuk kavuşur.
2024 Okuma Raporları
Yüz GünLukas Barfuss · Metis Yayınları · 201088 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Lukas BarfussYazar · 1 kitap
Lukas Bärfuss 1971’de İsviçre’de Thun’da doğdu. Son yılların en başarılı tiyatro oyunları yazarlarından sayılıyor. Oyunları dünyanın birçok yerinde oynanıyor. Theaterheute adlı derginin eleştirmenler arasında yaptığı ankette Bärfuss 2005 yılı oyun yazarına seçildi, diğer birçok ödül yanında Mühlheimer oyun yazarlığı ödülünü aldı. Karısı ve iki çocuğu ile Zürih’de yaşamakta. “Yüz Gün” başarılı oyun yazarının ilk romanıdır.