Büyük bir şehirde yaşanan günahkâr bir hayat bile ölmüş olmaktan iyidir; çünkü ne pahasına olursa olsun günahkârlar savaştan sonra da hayatta kalacaklar.
Konuştuğu zaman, sesi sanki kendi içinden değil de, çok uzaklarda bıraktığı memleketinden gelirdi. Konuşmak zorunda kalmış olmaktan pişmanmış gibi konuşurdu. Bu, anlatılması hiçbir zaman mümkün olmayanı anlatmaya çalışan birinin acıklı çabası gibi görünürdü, sanki söylediği her söz kederine keder katıyordu.