Belli bir yaş eşiğini geçen çocukların yüzünde yetişkinliklerinde nasıl görüneceklerine dair emareler belirir bazen. Derin bir kuşkuya kapıldıklarında mesela ya da uzundur bekledikleri bir soruyu nihayet sorma fırsatını bulduklarında. Öyle zamanlarda, gelecekten kopup gelmiş bir yetişkinin, uygunsuz bir misafir gibi tıpkı, çocuk bedeninde vakitsiz bir istila oyununa giriştiğini hissederim.
Trajik bir çağ muştuluyorum: İnsanlık en amansız, ama en zorunlu savaşları bir kez ardında bırakıp, acı çekmeksizin unuttuğu an, yaşama evet deyişin en yüksek sanatı, tragedya yeni baştan doğacaktır.