Simurg

Simurg
@Simurg_____
'in vino veritas in aqua sanitas'
Sadece ender olan genişletebilir zihnimizi, sadece yeni bir şiddet karşısında ürperirken büyür duygularımız. Bu yüzden, sıra dışı olan bütün büyüklüklerin ölçüsüdür. Ve her zaman -en sersemletici ve en tehlikeli kişiliklerde bile- yaratıcı olan bütün değerlerin üstünde bir değer, zihinlerimizin üstünde bir zihindir.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Reklam
Ölüm
Şeytani olanlarınki ise bir çöküştür, alev alev yanan bir kaderdir. Ölüm varoluşlarının yoksulluğuna karşı bir bedeldir ve vedalarına mistik bir güç ekler: Hayatı bir tragedya olarak yaşayanların ölümü de kahramanlar gibi olur.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Nasıl Goethe'de bütün güçler merkezcilse, yani dıştan merkeze doğru toplanıyorsa, onlarda da güç dürtüsü merkezkaç yönelimiydi, hayat iç çemberinden dışa doğru sıkıştırıyor, kaçınılmaz olarak da onu yırtıyordu. Ve bu dışa akış şekilsiz olana, evrene doğru akma isteği en çok da onların müziğe olan eğilimlerinde belirgin şekilde yüceliyordu.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Buna karşın şeytani olanın biçimi bir parabole işaret eder: Tek bir yöne doğru hızlı, sıçramalı bir yükseliş, yukarıdakine, sonsuz olana doğru yükselirken keskin bir dönüş ve aniden düşüş. En yüksek noktası (şiirsel ve hayat anı olarak) yıkılıştan hemen öncesidir: Hatta o onunla birlikte esrarengiz bir şekilde akar. Bu yüzden şeytani olanın, Hölderlin'in, Kleist'ın, Nietzsche'nin çöküşleri de kaderlerinin bütünleyici parçasıdır.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Gerçeklik
Onun peşinden gitmektense parçalamayı tercih ettiler; ölümcül noktaya kadar, yok oluşa varıncaya kadar sarsılmaz uyuşmazlıklarını sürdürdüler. Bunun sonucunda kendileri (ihtişamlı) trajik karakterler, hayatları tragedya oldu.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Reklam