"Bilmem ki beni sen ne zaman șâd edeceksin,
Mahșerde mi dilşâd edecek, güldüreceksin,
Ben anlıyorum sen beni berbâd edeceksin,
Böyle üzerek, eğlenerek öldüreceksin"
(...)Bu notun altında şair Eșref'e ait olduğu tahmin edilen ve o günkü İstanbul'da yaşanan karmaşayı anlatan bir dörtlük kayıtlıdır.
Herkesin hürriyet uğruna hürriyetin anasını belleyerek kendi çıkarlarını ön plana çıkardığını yazmaktadır.
"Bir kolundan tutdu şâh
Bir kolundan Padişâh Cebren...........
Mader-i hürriyeti." (Hürriyetin anasını)
"Er busuşlug, tengri bulitlig bolti.[Bulıt] ara kün tugmiş, busanç ara mengi kelmiş tir. ança bilinqler edgü ol."
"İnsan kədərli, səma buludlu oldu. Bu vaxt gün doğmuş, kədərmənə gəlmiş deyir. Belə bilin ki, yaxşıdır."
“Adam kaygılı, gök bulutlu olmuş. Bulutlar arasından güneş doğmuş, kaygılar arasından sevinç gelmiş, der. Böyle bilinsin ki bu iyidir. "
9. yüzyılda Uygurlar tarafından runik yazısı ile kaleme alınan Irk Bitig, Türk kültürünün ve tarihinin en önemli eserlerinden biridir. Bugün British Museum’da sergilenen bu eser, sadece Türkçe’nin eski dönemlerine ışık tutmakla kalmayıp, döneminin inanç sistemi ve değer yargılarına dair çok önemli bilgiler sunmaktadır.
104 sayfadan oluşan eserde, 65 adet fal yer almakta olup, metinlerin sonunda “İyidir (edgü ol)” ya da “Kötüdür (yablak ol)” gibi ifadeler kullanılmıştır. Bu durum, eserin iyilik ve kötülük kavramlarını döneminin toplumsal algılarıyla tanımladığını ortaya koyar. Dikkat çekici bir diğer husus ise, Türkçe metinlerin yer aldığı sayfaların bazılarına sonradan Çince yazılar eklenmiş olmasıdır.
Irk Bitig, Kötünün iyi, iyinin de kötü üzerinden tanımlandığı bu eser, iyi ve kötü ölçütünün ne olduğunu, toplumdaki değer yargıları doğrultusunda hangi nesne, hayvan ya da durumların iyi hangilerinin kötü olarak algılandığını yansıtması açısından önemlidir.