Birçok ulusta kamusal ve özel, dini ve seküler, hayırsever ve kar amacı güden akıl hastaneleri bulunuyordu. Daha aydın görüşlü olanlar, akıl sağlığı bozulmuş kişilerin iyi tasarlanmış kurumlara kaldırılmalarının tedavi açısından olumlu sonuçlarının olduğu kanaatindeydi ama bu kurumların bazıları sakıncalı insanları kilit altında tutma işlevi görüyordu sadece. On dokuzuncu yüzyılda yasal zorunluluğu olan sertifika prosedürlerinin değişiklik geçirmesiyle birlikte bu tür akıl hastaneleri daha da büyüdü ve umutsuz vakalarla doldu taştı. 1960'ların kurumsallaşma karşıtı hareketinden önce ABD'de yarım milyon, İngiltere'de 150.000 kadar insan psikiyatri hastanelerinde kilit altında tutulmaktaydı.