S.

Kısa süre öncesine kadar kentler öyle pis ve haşere doluydu ki, kent nüfusu hiçbir zaman doğal yollarla kendini yenileyemedi. Kent nüfusu, artışını tümüyle kırsal kesimden gelenlere ( ki istisnasız hepsi enfeksiyonlara son derece açıktı) ve beraberlerinde yeni hastalıklar getiren uzaklardan gelen göçmenlere borçluydu.
Sayfa 23 - Hastalık
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yerleşik hayat sıtmayı da beraberinde getirdi – günümüzde bile sıcak iklimli bölgelerin başına bela olan ve küresel ısınma ile birlikte ileride daha da yayılacak gibi görünen bir hastalık. Önce Afrika'da aşağı Sahra'da ormanların tarım arazilerine dönüştürülmesi, sivrisinekler için mükemmel üreme ortamlara lan ılık su birikintilerini ve olukları yarattı.
Sayfa 21 - Hastalık
Tıbbın hastaneleri devralması çeşitli gelişmeler aracılığıyla aşama aşama gerçekleşti. Hastanelerin kapıları her geçen gün daha fazla öğrenciye açıldı ve hastane yataklarına ulaşma imkânı olan tıp hocaları (Leiden'deki Boerhaave gibi) örnek vakaları eğitim materyali olarak kullandı. Anton Stoerck’in 1770'lerde Viyana'da gerçekleştirdiği hastane reformları hastane koğuşlarından klinik bilgi edinme yolunu açtı...
Sayfa 146 - Hastaneler
Birçok ulusta kamusal ve özel, dini ve seküler, hayırsever ve kar amacı güden akıl hastaneleri bulunuyordu. Daha aydın görüşlü olanlar, akıl sağlığı bozulmuş kişilerin iyi tasarlanmış kurumlara kaldırılmalarının tedavi açısından olumlu sonuçlarının olduğu kanaatindeydi ama bu kurumların bazıları sakıncalı insanları kilit altında tutma işlevi görüyordu sadece. On dokuzuncu yüzyılda yasal zorunluluğu olan sertifika prosedürlerinin değişiklik geçirmesiyle birlikte bu tür akıl hastaneleri daha da büyüdü ve umutsuz vakalarla doldu taştı. 1960'ların kurumsallaşma karşıtı hareketinden önce ABD'de yarım milyon, İngiltere'de 150.000 kadar insan psikiyatri hastanelerinde kilit altında tutulmaktaydı.
Sayfa 143 - Hastane