Sina

Sina
@Sinat
Ticaret
Okur yazar
Antalya/Sivas
Sivas
264 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
“Sokrates bedensel olanın ruhsal olanca belirlendiğine dair yargısını ifâde etmek üzere ruha ayrı bedene ayrı bir sanat verilmediğini, bunun daha cok esâsen ilkesel bağlamda felsefe ve irâdenin (hiddet kuvveti) tesis ve teşkili bakımından ortaya çıktığını söyler. Burada irâde olarak çevirdiğimiz thumoēidès, 'thumos'la ilgili olan' anlamındadır ve erdem bakımından cesâret ve korkaklık arasında belirlenir. Cesâret bu anlamda irâdenin tezâhürüdür. Bu bağ anlaşılmadan thumos' un hiddet, öfke, gazap gibi eşanlamlı sözcüklerle ifâdesi havada kalabilir. Hiddet kuvveti olarak thumos hayvâni bir vahşiliğin celâli tezâhürü olması bakımından bir şeye 'dur!' deme gücümüzdür. Felsefeyle bağı ise buradaki esas noktadır. Bilgi sevgisi olarak felsefe, cesâret olmaksızın, hakikati 'murad edemeyeceği' (istemek) için bunu takip eden zincirlerinden kurtularak hürleşme ve nihâyet mağaradan (cehaletin yurdu) çıkma da gerçekleşemez.”
Sayfa 173·Kitabı okudu
Reklam
“Sokrates burada bize neden bir hukuk sistemine ihtiyacımız olduğunu tüm çıplak-lığıyla anlatıyor. Aslında kendi kendimizin hâkim, avukat, savcı, mahkeme ve ceza evi olduğumuz hâlde ve tüm bunların hülâsasını teşkil eden adâleti kendimizde oluşturamadığımız için birimizi bir diğerimizden koruyacak bir dışsal sınır ve yaptırım geliştirmek zorunda kalıyoruz. Tıp için de benzer şeyler söz konusu olacaktır. Gereken biçimde doğru ve basit beslenerek aşırılıklardan kaçınılacak yerde bunları yaparak hekimlerden medet ummak da aynı biçimde bedensel olarak kendine bakmayarak üstüne düşeni yapmamanın sonucu olacaktır. Ne var ki bedensel sağlık üzerine de aşırı düşerek sağlığından sürekli endişe etmek de bu sefer zengin olunsa bile takıntılı düşünce sebebiyle erdem geliştirmek için bir engele dönüşecektir (407b-c).”
Sayfa 170·Kitabı okudu
“SOKRATES: Bir şehrin eğitiminin kötü ve utanç verici bir durumda olduğuna dair, işinin ehli hekimlere ve avukatlara, yalnızca alt düzeydeki insanlar ve zanaatkârlar değil, aynı zamanda, kendilerinin özgür olduklarını iddia edenler tarafından da ihtiyaç duyulduğu zamandan daha iyi kanıt bulabilir misin? Gerçekten de bir çıkış bulamadıkları için, başkaları tarafından dayatılan bir adâleti kendi efendi ve hâkimleri olarak kullanmaya zorlanmak, eğitimsizliğin ayıp ve güçlü bir delili değil mi? [405a-b]”
Sayfa 170·Kitabı okudu
“Platoncu eros bu anlamda soyun devamı anlamına gelen cinsel birlikteliği ve onun istismarı olarak yorumlanabilecek şehvet düşkünlüğünü içermez, ancak anlaşılmaz bir biçimde sonraki 'karşılıksız aşk' anlamında kullanılan asılsız "Platonik Aşk" söylencesinin de kaynağını oluşturur. Platon'da eros, hakikate giden yolda philosophos'un sophos'a karşı hissettigi derin hayranlığa bağlı örnek alma' olarak tecelli eder.”
Sayfa 167·Kitabı okudu
“Doğmak, Platoncu öğretide düşmektir ve çocukluk bu düşmenin eğitim yoluyla mağara mahkûmiyeti olarak meşrulaştırılmasıdır. Sokrates, Mağara İstiâresi'nin başında zinicire vurulmuş mahkûmlar için "çocukluklarından beri" ifâdesini kullanarak buna örtük olarak değinir. Bu anlamda, mahkûmun ne başını ne de bedenini oynatabildiği zincirler tam olarak söylemin/sözün (logos un) sahtesinin (pseudos) kendi içinde bir yaşantı hâline gelmesidir. Böylece bir yetişkin hâline geldiğinde artık hiçbir yere dönmesi mümkün olmayan esirin tüm hakîkati de önünde seyrettiği ve kendisini de bir parçası zannettiği mağara duvarındaki "gölge hayal" oyunu olur.”
Sayfa 135·Kitabı okudu
Reklam