“Sokrates bedensel olanın ruhsal olanca belirlendiğine dair yargısını ifâde etmek üzere ruha ayrı bedene ayrı bir sanat verilmediğini, bunun daha cok esâsen ilkesel bağlamda felsefe ve irâdenin (hiddet kuvveti) tesis ve teşkili bakımından ortaya çıktığını söyler. Burada irâde olarak çevirdiğimiz thumoēidès, 'thumos'la ilgili olan' anlamındadır ve erdem bakımından cesâret ve korkaklık arasında belirlenir. Cesâret bu anlamda irâdenin tezâhürüdür. Bu bağ anlaşılmadan thumos' un hiddet, öfke, gazap gibi eşanlamlı sözcüklerle ifâdesi havada kalabilir. Hiddet kuvveti olarak thumos hayvâni bir vahşiliğin celâli tezâhürü olması bakımından bir şeye 'dur!' deme gücümüzdür. Felsefeyle bağı ise buradaki esas noktadır. Bilgi sevgisi olarak felsefe, cesâret olmaksızın, hakikati 'murad edemeyeceği' (istemek) için bunu takip eden zincirlerinden kurtularak hürleşme ve nihâyet mağaradan (cehaletin yurdu) çıkma da gerçekleşemez.”