Sina

Sina
@Sinat
Ticaret
Okur yazar
Antalya/Sivas
Sivas
264 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
“Sermaye en saf hâliyle etkinliktir. Yaşamın içkinliğini ele geçiren ve onu tamamen sömüren aşkınlıktır. Emek veren çıplak yaşamı hayattan ayırır. İnsan bir hayvan emekçisine indirgenir. Özgürlük de sömürülür. Marx'a göre serbest rekabet, “sermayenin bir başka sermaye olarak kendisiyle ilişkisinden" başka bir şey değildir. Biz serbest rekabet içinde birbirimizle yarışırken, sermaye kendini yeniden üretir. Yalnızca sermaye özgürdür: "Serbest rekabette özgür bırakılan, bireyler değil sermayedir.” Özgür olduğunu düşünen bireyler, temelde sermayenin yeniden üretimine hizmet eden cinsel organlarıdır.”
Sayfa 26·Kitabı okudu
Reklam
“Düşünecek zaman ve huzur olmadığı için insanlar artık muhalif görüşleri dikkate almıyor: Onlardan nefret etmekle yetiniyorlar. Hayatın muazzam hızlanmasıyla birlikte zihin ve göz yarım ya da yanlış görmeye ve yargılamaya alışıyor ve herkes ülkeyi ve insanlarını demiryolundan tanıyan yolculara benziyor. Bağımsız ve temkinli bir idrak tutumu neredeyse bir tür delilik olarak görülüyor, özgür ruh itibarsızlaştırılıyor. Nietzsche egemen konformizmden şikâyetini dile getirdikten sonra şöyle devam eder: "Böyle bir şikayet, az önce söylenen gibi, muhtemelen zamanını dolduracak ve derin düşünce dehası güçlü bir dönüş yaptığında kendi kendine sessizliğe gömülecektir." Derin düşüncenin dehası olarak özgür ruh, eylemsizlik içinde parlar. Nietzsche "aktif", "huzursuz" olanın hiçbir zaman bu kadar önemli olmadığını, uygarlığımızın bu nedenle "yeni bir barbarlığa" düştüğünü belirtir. İnsanlığın karakterinde yapılması gereken düzeltmelerden biri de "tefekkür unsurunu büyük ölçüde güçlendirmektir".
Sayfa 25·Kitabı okudu
"Organik dünyada yansıma koyulaşıp zayıfladıkça, zarafetin daha parlak ve baskın bir şekilde ortaya çıktığını görürüz."
Sayfa 20·Kitabı okudu
Nietzsche: (…) İnsanın ve hayvanın içinde yaşadığı cehaleti fark etmeniz yeterli değildir; cehalet ve öğrenme iradesine de sahip olmanız gerekir. Bu tür bir cehalet olmadan yaşamın kendisinin olanaksız olacağını, bunun sadece yaşayanların hayatta kalabileceği ve gelişebileceği bir koşul olduğunu anlamanız gerekir: Etrafınızda büyük, sağlam bir cehalet çanı durmalıdır.”
Sayfa 19·Kitabı okudu
“Empatik anlamda deneyim, emeğin ve başarının sonucu değildir. Etkinlik yoluyla üretilemez. Aksine, özel bir pasiflik ve eylemsizlik biçimini varsayar: "Bir şeyle, bir insanla, bir tanrıyla deneyim yaşamak, onun başımıza gelmesi, bize çarpması, üzerimize gelmesi, bizi altüst etmesi ve dönüştürmesi anlamına gelir." Deneyim, yetenek ve alımlamaya dayanır. Aracı ise dinlemektir. Ancak, mevcut enformasyon ve iletişim gürültüsü "dinleyenler toplumuna" son vermektedir. Kimse dinlemiyor. Herkes kendini üretiyor.”
Sayfa 17·Kitabı okudu
Reklam