Sina

Sina
@Sinat
Ticaret
Okur yazar
Antalya/Sivas
Sivas
264 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
“Dokunan el, anlatan sesle aynı şifalı güce sahiptir. Yakınlık ve güven yaratır. Gerginliği azaltır ve korkuyu ortadan kaldırır. Bugün dokunmanın, temasın olmadığı bir toplumda yaşıyoruz. Birine dokunmak, başkasının başkalığını varsayar, bu da onu basitçe erişilebilirliğin ötesine taşır. Tüketilebilir bir nesneye dokunamayız; onu elimize alırız, kavrarız ya da ona sahip oluruz. Tam da bu yüzden dijital aygıtın [tek kullanımlık nesnenin] cisimleşmiş hali olan akıllı telefon, evrensel erişilebilirlik yanılsaması yaratır. Onun tüketimci habitusu yaşamın tüm alanlarını kuşatarak, başkasını başkalığından yoksun bırakır ve onu tüketilebilir nesneye indirger.”
Sayfa 71·Kitabı okudu
Reklam
Akedemik Felsefe Bürokrasiden İbarettir
“Kendini felsefe tarihinin idaresiyle tüketen akademik felsefe anlatma yeteneğine sahip değildir. Hiçbir risk almaz; bürokrasiden ibarettir. Güncel anlatı krizi böylece felsefeyi de ele geçirip sonunu getiriyor. Artık felsefe yapma, teori üretme, yani bir anlatı oluşturma [anlatma] cesaretinden yoksunuz. Düşünmenin kendisinin de nihayetinde bir anlatı olduğunu ve anlatının adımlarıyla ilerlediğini hep akılda tutmalıyız.”
Sayfa 66·Kitabı okudu
“Netflix çağında, filmler söz konusu olduğunda, kimse şok deneyiminden bahsetmez. Bir Netflix dizisi, yaşamın tehlikeye atılmasına tekabül eden sanat biçiminden çok uzaktır. Aksine, dizi tüketimini karakterize eden şey tıkınırcasına izlemektir. Seyirciler tüketici sığırlar gibi beslenip şişmanlatılır. Tıkınırcasına izleme, dijital geç modernitenin genel algılama biçiminin paradigmasıdır.”
Sayfa 59·Kitabı okudu
“Akıllı telefon, ötekinin bize bakışını yöneltmesini sağlayan gerçekliği kaldırdığından, bizi gerçeklikten uzaklaştırmak-ta en etkili araçtır. Dokunmatik ekran, karşıt muadili olarak gerçekliği tamamen ortadan kaldırır. Ötekiliğinden yoksun bırakılan öteki, tüketilebilir hale gelir. Lacan'a göre resim hâlâ bana bakan, beni kavrayan, beni büyüleyen, efsunlayan ve gözümü ele geçiren bir bakışa sahiptir: "Resimde her zaman mutlaka bakışla ilgili bir şey kendini açığa vurur."' Lacan bakış ve gözler arasında ayrım yapar. Gözler, bakışın üstünden geçtiği hayali bir ayna görüntüsü inşa eder.”
Sayfa 58·Kitabı okudu
“Hafıza, olayları sürekli yeni kombinasyonlarla birbirine bağlayan ve bir ilişkiler ağı yaratan bir anlatı pratiğidir. Enformasyon tsunamisi anlatısal içselliği yok eder. Anlatıdan arındırıl-mış bellek bir "hurdacı dükkân"ını andırır, "gereksiz eşyalar toplamına, her yerden akıp gelen imgelerle dolu bir yığına; kullanılmış, dikkatsizce bir araya getirilmiş, kötü durumda simgelerle dolu bir yığına dönüşmüştür. Bir hurdacı dükkanındaki eşyalar kaotik, düzensiz bir yığındır. Yığın, anlatının karşı figürüdür: Olaylar ancak belirli bir şekilde katmanlaştıklarında bir hikâyeye dönüşürler. Veri ya da enformasyon yığınının bir hikâyesi yoktur. Anlatısal değil kümülatiftir.”
Sayfa 51·Kitabı okudu
Reklam