Sina

Sina
@Sinat
Ticaret
Okur yazar
Antalya/Sivas
Sivas
264 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Sezgi
“Maksadımızı anlaşılır kılmak için kullanacak başka bir tabir olmadığı için metafizik kavram / kavrayışlardan söz ediyoruz, fakat bundan burada bilimsel veya felsefi kavram / kavrayışlarla mukayese edilebilecek bir şey olduğu sonucuna varılmasın. Burada bahse konu edilen "soyut tabirler" değil, fakat keşfe / sezgiye dayalı doğrudan akıl üstü bilgiye ulaşmadır. Ayrıca olmaması halinde hakiki metafiziğin izine eserine rastlayamayacağımız saf zihnî sezginin bazı çağdaş filozofların sözünü ettiği sezgiyle hiçbir münasebeti yoktur, onların bahsettikleri sezgi akıl üstü değil bilakis akıl altıdır. Bir zihnî ve bir hissî sezgi vardır; biri aklın ötesinde bulunur, diğerinin konumu onun bu yanında yer alır; bu sonuncusu ancak oluş ve bozuluş dünyasını, yani tabiatı veya daha doğrusu tabiatın aşağı kısmını bilebilir. Buna karşılık sezgi alanı ebedi ve değişmez ilkeler alanıdır; o metafiziğin sahasıdır.”
Sayfa 56·Kitabı okudu
Reklam
“Bilginin kendisinin yerine bir “bilgi teorisi” koymak belki de modern felsefenin en derin iktidarsızlık itirafıdır.”(R. Guenon)
Sayfa 55·Kitabı okudu
metafizik
“Doğu metafiziğine göre saf varlık ne ilk ne de en külli ilkedir, çünkü o zaten bir taayyündür. Dolayısıyla varlığın ötesine geçmek gerekir ve en büyük öneme sahip olan şey budur. Bu sebepten ötürüdür ki bütün hakiki metafizik kavram / kavrayışlarda dile getirilemez olanı göz önünde bulundurmak zorunludur: nasıl ki ifade edilebilen her şey ifadeyi aşan şeyle mukayese edildiğinde fiilen bir hiçse, sınırlı olan da büyüklüğü ne olursa olsun Sınırsız olanla karşılaşıldığında bir hiçtir. O ifade edilmekten çok ima / ihsas edilebilir ve bu harici şekillerin oynadığı roldür. Bütün şekiller, ister söz ister remiz olsun, ancak bir dayanak, onları kat kat aşan kavrayış imkânlarına yükselmek için bir istinat noktası işlevi görebilir; …”
Sayfa 56·Kitabı okudu
“Zekâ, arasından seçmek anlamına gelir. Sistemin getirdiği bir “arasından”a esir olduğu ölçüde tam olarak özgür değildir zekâ. Sistem içerisindeki seçenekler arasından seçim yapmak durumunda olduğu için dışarıya erişimi yoktur. Yani gerçek bir seçme özgürlüğüne değil, ancak sistemin sunduğu seçeneklere sahiptir. Zekâ bir sistemin mantığını izler. Sisteme içkindir. O anki sistem o anki zekâyı belirler. Yani zekâ tamamen öteki olana ulaşamaz.” (B.C.Han/Psikopolitika s. 88)
“… Elbette etki ve tepkinin ardışık olduğunu düşünürüz, çünkü bütün mantık kuramları ve dil sadece eylemlere göre yapılandırılmıştır. Bundan dolayı biz sebebin nasıl bağımsız olabileceğini anlamakta zorlanırız.”
Reklam