"Hayat kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir."
Madenci gülümsedi, bu umutsuzluk denizine bir şey atmak ister gibi Mürşit'e baktı.
"Ama gene de bir yerlerinde altın var." dedi.
Hepimiz "anlagen", bir hücrenin ortasındaki potansiyel gibi doğarız. Biyolojide anlage, hücrenin "oluşacak olan" diye nitelenen bir parçasıdır. Zamanla gelişip bizi tamamlanmış biri haline getiren ilksel madde, işte bu anlage'nin içindedir.
Kimse bu günahları sahiplenmiyordu. Ortada bırakılmış, sahipsiz günahlara kimse aldırmıyordu. Polis kurbanların anısına karanfil bırakmak isteyenlere geçit vermiyordu. Çıplak ölü kız çocuğunun ruhu tepelerinde haykırıyordu, ama dünyanın kendi çevresinde dönüşünün gürültüsü öyle yüksekti ki, kız çocuğunu kimse duymuyordu.
Seyretmek suça ortak olmaktır ama işlemekten daha kolay bağışlanır. Yaşattıklarını hiç yaşatmamışçasına unutarak kurtulabileceğini sanır bir çocuk. Ama unutmak diye bir şey yok, unuttuğunu sanmak var, çocukluk mazeret olamıyor.