Erkekle kadın başbaşayken, erkekte kadının çocuksu ağzını öpmek için yenilmez bir arzu uyandıran şeyin çoğu zaman kadının söylediği safça, hattâ budalaca bir tümce olduğunu, kadının da erkeği en çok onu en ciddi, en sarsılmaz biçimde mantıklı olduğu sırada sevdiğini kim söylemişti? Belki de Odile’le benim için doğruydu bu. Ne olursa olsun, bir sahte mücevherci önünden geçerken, yalvaran bir sesle: “Duralım,” diye mırıldandığı zaman, onu yermediğimi, üzülmediğimi, yalnız “Ne kadar seviyorum onu!” diye düşündüğümü ve gittikçe artan bir güçle, şu koruyucu şövalye motifini ta çocukluğumdan beri, gerçek aşk düşüncesine eşlik etmiş olan şu ölünceye dek bağlılık motifini işitiyordum.