Bu dünya!çocukken Ayşe hanımların bahcesinden çaldıkları eriklerin tadından başka birşey değil,yirmi bir yil çaldı ya dünyanın bahcesinden yeter,bunun bedelini ödemek gerekli,anayollarda fütursuzca yürümenin bir bedeli olmalı,uzaktan sevmelerin,miting meydanlarının ve aşka dair o hoyrat konuşmaların.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çöl insanı kendine yaklaştırır. Çölde sizi ayartacak diş dünya sıfırlanır ve yan yollar kaybolur ,yalnız kendi içindir bir yol bırakır çöl.Kum tepeleri aşmakla bitmez,aslına bakarsanız,hayatın tüm badireleride kum tepeleri gibi birbirine benzer.Ve o tepelerin ardından bir serap ülkesi bay verecek ümidiyle yaşarız.Vahaya erişenler de kumların yeknesakligindan gına getirmeyenler , her şeye rağmen ricat etmeyenlerdir.Guzergahlarini kendine menzil kilanlar ne mutludur!
"Ben ödülü istedim mücadeleyi değil. Sonucu istedim süreci değil. Sadece zafere aşıktım,mücadeleye değil.
Ve hayat böyle yürümez. "Böyle diyor mark manson benim de aklıma Allahın bizden zafer değil sefer istediği geliyor ve hikmete ram oluyorum.
Nereye giderseniz gidin,sizi bekeleyen bir sorun yumağı vardır.Bunda bir sorun da yoktur.Mesele bu yığından kaçmak değil,mesele uğraşmaktan hoslanacaginiz yumağı bulmaktır.
Okuldayken matematik öğretmenim Bay Packwood,"Bir probleme takılıp kalırsanız,oturup da düşünmeyin,üzerinde çalışmaya başlayın.Ne yaptığınızı bilmeseniz bile, sadece üzerinde çalıştığınız için zamanla doğru fikirler aklınıza gelecektir." derdi.