Son vazgeçişle
yükselttim seni, saf,
bulantısı üzerine her şeyin,
bir gün dünyadan yükseldiği gibi
bütün utançların ve acının üzerine
ışıklı bir kabın.
Koparmaya çalıştım seni bu ruhun içinde
yazgısından her şeyin,
ona bir an dokunup
tükenen baş döndürücü seyrinden.
Sen suskun izledin beni
ve her anı güzelliğinin
öyle bir özveriydi ki benim için,
son armağanın gibi geliyordu bana.
Senin için öyle acı çektim ki
karşısında yaşamının,
berrak biçimin
yalnızca imgesi gibi göründü
bana bir gün çektiğim acının.