Sevtap

Kırmızı Zambak ( Spoiler ✓)
8/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2023 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2023 19:29
Dechartre'ın tasarımı olan kırmızı zambak mücevherini kendi kuyumcusuna yaptırıp o özel günde herkesin içinde takıp, aşkını gizlice yüreğine iliştirmiş olan Therese... Aynı gün, o kırmızı zambak nedeniyle ellerini kanatacağını, ruhunu yaralayacağını nereden bilebilirdi. “Ufak bir rastlantı, geçmişte kalmış takıntılı bir sevgilinin tavrı ve kendisine artık bütünüyle yabancı gelen iki cümlelik aşk itirafı.” İşte buydu yaşamının felaketi Martin Kontesinin. Geç bulduğu aşkını erken yitirmesi bundandı. Kıskançlık Dechartre'ı yiyip bitirmiş, güvenini sarsmıştı. Kendisine ‘ seni seviyorum ' derken son derece dürüst olan o biricik Therese'i bu yüzden affedememiş, bir yanlış anlamaya kurban vermişti aşkını. Ardından hatasını anlasa da şöyle dedi Therese'e ”Başka birinde bağışlanabilecek bir şey sizde bağışlanamaz." Ona bu denli güçlü duygular beslerken, geçmişte yaşadığı olayları bile zihninden uzak tutamıyor, kendisini şu anda aldatılmış sayıyordu. Therese biricikti, tekti, sonsuzdu, zamana sahip değildi ki. Geçmiş onun şimdisiydi, geleceğiydi. Dechartre onu böyle arzuluyordu işte. Her şeyiyle. Therese ise şöyle demişti gitmeden önce “ küçükken...mermer nympların önünde ölmek isterken ne büyük bir önsezim varmış.” Peki kitapta anlatılan son bulduktan sonra ne oldu? Therese nasıl yaşadı hayatının geri kalanını, Dechartre nasıl yaşadı? Therese'in o Kırmızı Zambak'ı çıkarıp attığını sanmıyorum. Decartre'ın hatasını anlayıp, çektiği acıya son vermek düşüncesiyle ona doğru koştuğunu da...
1000Kitap
Kırmızı ZambakAnatole France · Can Yayınları · 20201,013 okunma
Reklam
Beni Öldürdüler Wene Hala
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2022 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2022 17:17
!!!Spoiler içeriyor olabilir!!! Santiago Nasar'ın öldürüleceğini daha kitabın en başından biliyoruz da, son sayfalarında annesinin kapıyı kapatarak aslında bilmeden onun katillerine kolaylık sağladığını öğrenmek insanı derinden sarsıyor. “Santiago Nasar'ın içeri girmek için ancak birkaç saniyeye ihtiyacı varken kapı kapanıvermişti.” Oğlunu kurtardığını sanan bir anne, katillerin önünde apaçık bırakılmış olan bir oğul. Bir toplumun nasıl da önyargılar içinde batıp kaldığını anlatan bir roman. Herkes her şeyin farkında, kimse hiçbir şey yapmak istemiyor. İnsanoğlunun en masum olanının bile korkunç şeyler yapabildiğini anlamamış bir beyin, çevresinde yaşanan ve yaşanacak olan olaylara sadece izleyici kalıp umursamazca yaşayan, bir beden. Toplumun beyni ve bedeni bu ölçüde şekillenerek bize soru işaretleriyle dolu bir cinayet vakası bırakıyor. Kitabın dili olması gereken sadelikte ve akıcılıkta. Aşırı felsefi kalıplar içeren kitaplara hayran olan biri olarak söylüyorum, cinayet olayının öncesi ve sonrası ancak böyle bir dille anlatılırdı, felsefenin dar veya geniş kalıplarına sığdırmaya çalışılarak değil. Felsefe yaptığını felsefe yapmadan anlat, kitabı.
1000Kitap
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Bozkırkurdu: Bozkırkurdu olduğunu sananların kitabı
9/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2022 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2022 16:53
Kitabı okurken biraz zorlandım açıkçası, huzursuzluğun kitabından bile daha ağır bir dille karşılaştım kitabın ilk çeyreğinde. Kitap entelektüel geçinen ve orta sınıf halkını hor gören insanlara yönelik bir eleştiri aslında. Bu kitap; müzikte, kitapta ve filmde sürekli soylu bir hüzün ve uysal bir neşe arayan, hatta duygularında dahi hep kontrol sahibi olmaya çalışan, yüce bir düşünür bunu yapmaz edaları içinde sürekli mutluluğu es geçip yalnız başına ölümü bekleyen insanlara karşı oluşturulan bir deney odası. Deney kitabı. Siz de bir entelseniz ve hâlâ bu kitabı okumadıysanız, üstüne sizin uğraşılarınızla aynı derecede ilgili olmayanları falan hor görüyorsanız, buyrun sihirli tiyatroya. Denek olmaya hazır mısınız?
1000Kitap
BozkırkurduHermann Hesse · Yapı Kredi Yayınları · 20229,6bin okunma
Altıncı Koğuş: Gramov'a Övgü (SPOİSİZ OLMAZ)
7/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2022 22:02
Kitapta üç metafor var. Birincisi; Sevgili doktorcuğumuz Andrey Yefimıç'a deli yaftası vurulması. İkincisi; En akıllı delimiz olan Gramov'un realist düşünceleri. Üçüncüsü ise; bu iki varlığın birbirlerini çok iyi anlayıp diğer insanlarla geliştirdikleri sohbetlerden daha ileri bir konuşma gerçekleştirebilmeleri. Andrey Yefimıç, bilgili, kültürlü, sürekli okuyan bir o kadar da çevresinde dönen pisliklere göz yumacak kadar nazik (korkak) bir insan. Çevresinde artık konuşabileceği zeki bir insan olmamasından yakınıp duruyor. Derken karşısına akli dengesini kaybetmiş olan hastamız Gramov çıkıyor. Aslında karşısına çıkmıyor. O hep altıncı koğuştaydı, onun dışarı çıkması dahi yasaktı. Doktorumuz hadi bir koğuşun önünden geçeyim ya, diye düşündüğü bir gün kendisinin bağırışlarını duyunca bir konuşmaya girişiyorlar ve doktor bu gençten pek etkileniyor. Zeka parıltıları görüyor adamımızda. Peki doktorun dışardaki çevresi bunları görünce ne düşünüyor? Delirdi diyorlar, aklını kaçırdı. Ne yapsa da bu insanları aksine ikna edemeyen doktorumuz , “ uyuma numarası yapan bir insanı uyandıramazsın ” cümlesinin kanıtı. Sonra ne mi oluyor, kitabı yazayım şuraya daha makbule geçer, çok spoi verdim çok. Yorum mu yani, kitap özeti gibi oldu. Seslerinizi duyuyorum. Akıllılar mı delidir, deliler mi akıllı? Arada ne gibi incelikler var, çok açıkça anlatıyor kitap. Kendini ispat etmeye çalışmanın dayanılmaz acısına karşılık pes eden bir Andrey Yefimıç. Oysa o, acı çekmek insanın zihninde olan bir şeydir, düşünmezsen acın kaybolur, düşüncesine sahipti. O Dyojen'den örnekler veren bir insandı. Acıya dayanamadı.. Bir de Gramov var ki, acılar içinde büyüdü ve doktorun düşüncesine şiddetle karşı çıktı. O hâlâ o koğuşta, mücadele ediyor. Kendini insanlara ispat etmeye çalışmanın acısı
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Dorian Gray Adına Utandık
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2022 21:11
!!SPOİ İÇERİR. Yapılan tek bir hata, onca akıllı ve zeki oluşunuzu heba eder. Sizi aptallaştırır. Dorian Gray, zeki ve güzel yaşadı, çirkin ve aptal öldü. İnsanlığa utanç verdi, utanç duyulması gereken yönlerimizi göz önüne serdi. Kusursuz güzelliğin olduğu yerde, kusursuz çirkinlikler kol gezer. Dorian Gray de kusursuz güzel olan bedeninin içindeki kusursuz çirkin bir ruh ile nefes alıp veriyordu. Yazarın ona verdiği sonu hak etmişti şüphesiz, fakat yine de bu kadar aptal olması da beni üzdü. Lord Henry, onu görünce ne düşünecek, ne hissedecek, olan biteni anlayabilecek mi? Düşündürücü. Not: Dorian Gray'in Portresi, sayfa 181; güzelliğin farkında olan ve hayatta hiçbir şeyi umursamadan anı yaşayan bir beyefendinin eşsiz güzelliğine tanık olarak çevirdiğiniz sayfalardan sonra, bu durumun nasıl bir felakete dönüşeceğini fark ettiren, şeytani bir olaya şahitlik edip ani şoka girmenize neden olan bir sayfadır. Tehlikelidir, sayfanın kapısı size açılmadan, kilitleri kırıp içeri girmeye çalışmayınız.
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399bin okunma