Jean-Christophe Grangé – Taş Meclisi
Grangé yine karanlık bir dünyanın kapısını aralıyor.
Antropolog Diane Thiberge, evlat edindiği çocuğunun gizemli bir kazadan sonra değişmeye başlamasıyla kendini mitoloji, kehanet ve gizli bir topluluğun içinde buluyor.
Anne sevgisiyle deliliğin sınırında yürüyen bu hikâyede, Grangé bizi bilimle mistisizmin çatıştığı bir evrene götürüyor.
Sayfalar ilerledikçe tempo artıyor, gizem derinleşiyor ve hiçbir şey göründüğü gibi kalmıyor.
Klasik bir polisiye değil — hem düşündüren hem de soluksuz okutan türden.
Gerilim, gizem ve mitolojiyi aynı potada sevenlere kesinlikle önerilir.
“Bir annenin sevgisi, en büyük sırların bile üstesinden gelebilir.”
Taş MeclisiJean-Christophe Grangé
Gökyüzü kararmıştı, tıpkı ruhundaki karanlık gibi. İnsan bir zamanlar ne kadar saf olduğunu, ne kadar kolay kandığını düşündüğünde, bir şeylerin ne kadar kaybolduğunu fark ediyordu. O kaybolan şeyin adı güven, belki de güvenlikti. Bu topraklarda, bu kasvetli köyde, güven hiçbir zaman var olmamıştı...
Jean-Christophe Grangé
Ey kara cübbeli, senin gündüzün gece;
Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere.
Onlar Yaradan'ın sanatı peşindeler:
Senin aklın fikrin abdest bozan şeylerde.